3 Ekim 2006 Salı

Zihni

Doğduğuma sevinmiş herkes. Annem en fazla sevinen oldu aralarından. İsim için bir büyüğe müracat etmişler, o da gönderdiği 3 isim arasından kura çekmelerini istemiş. "Zihni" çıkmış kurada. 
Ben Zihni. Dünya'dan; 
Anasırdan bir libasa büründüğüm günden beri yoldayım bu handa. 
Bir yerde okumuştum: "ruh şimşir-i Hüda'dır, ten kılıf olmuş ona". 
Ötelerden gelen mesajın rehberliğinde yoluna devam edenlere ne mutlu. 
Bu mecrada nasıl olur ne kadar olur bilinmez ama ben de bir deneyim dedim.
Dur bakalım ne kadar sürecek. 
"Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler"

BEN
Cihan vâr olmadan katm-i âlemde,
Hak ile birlikte yoldaş idim ben.
Yarattı bu mülkü çünkü, ol demde,
Yazdım tefsirini nakkâş idim ben.

Anâsırdan bir libâse büründüm,
Nar-ü bağd-ü âb-ü Hak’dan göründüm,
Hayr-ül Beşer ile dünyaya geldim,
Adem ile bir yaş idim ben.

Adem’in sülbünden Şît olup geldim,
Nuh-u Nebi oldum tufana girdim,
Bir zaman bu mülke İbrahim oldum,
Yaptım Beytüllah’ı taş taşıdım ben.

İsmail göründüm bir zaman, ey cân,
İshak, Yakup, Yusuf oldum bir zaman,
Eyyûp geldim, çok çağırdım el amân,
Kurd yedi vücudum, kan yâş idim ben.

Zekeriyya ile beni biçtiler,
Yahyâ ile kanım yere saçtılar,
Davud geldim çok peşime düştüler,
Mühr-ü Süleymân-ı çok taşıdım ben.

Mübarek âsâyı Mûsa’ya verdim,
Ruh-ül Kudüs olup Meryem’e irdim,
Cümle Evliya’ya ben rehber oldum,
Cibril-i Emîn’e sağdâş idim ben.

Sülb-ü pederimden Ahmed-i Muhtâr,
Rehnümalarında irdi Zülfikâr,
Cihan var olmadan Ehl-i Beyt’e yâr,
Kul iken destine bir tâş idim ben.

Tefekkür eyledim ben kendi kendim,
Mucize görmeden imana geldim,
Şâh-ı Merdân ile düldüle bindim,
Zülfikâr bağladım, tığ taşıdım ben.

Sehaküm hamrinden içildi şerbet,
Kuruldu Ayn-ı Cem ettik muhabbet,
Meydana açıldı sırrı Hakikat,
Aldığım esrara sırdâş idim ben.

Hidayet erişti bize Allah’dan,
Bi’at ettik cümle Resulullah’dan,
Haber verdi bize Seyr-i Fillah’dan,
Selman-ı Pâk ile yoldâş idim ben.

Şükür matlûbumu geçirdim ele,
Gül olup feryadı verdim bülbüle,
Cem olduk bir yere Ehl-i Beyt ile,
Kırklar makamında ferrâş idim ben.

İkrar verdim cümle düzeldim yola,
Sırrı fâş etmedim asla bir kula,
Kerbela’da imam Hüseyin ile,
Pâk ettim damâmı gildâş idim ben.

Şu fena mülküne çok geldim gittim,
Yağmur olup yağdım, ot olup bittim,
Urum diyarını ben irşâd ettim,
Horasan’dan gelen Bektâş idim ben.

Kâh-i Nebî, kâh-i Velî göründüm,
Kâh-i uslu, kâh-i delî göründüm,
Kâh-i Ahmed, kâh-i Alî göründüm,
Kimse bilmez sırrım kallâş idim ben.

Şimdi Hamidullah Şiir-î dediler,
Geldim, gittim zatım hiç bilmediler,
Kimseler bu remzi fehm etmediler,
Her gelen mahluka kardâş idim ben.

Hiç yorum yok: