10 Mayıs 2007 Perşembe

Koku

"Nerde o eski mazot kokuları" demek geldi içimden. Servise gidip gelirken lisenin yanına sıra sıra dizilen otobüsleri çalışırken de yakalıyorum ama eksoz cıvarından o koku gelmiyor. Çocukluğumda öyle miydi. Köye bir kamyon geldiğinde "alt baştan üst başa kadar" mis gibi mazot kokusu kaplardı her tarafı. Şaka yapmıyorum gerçekten de bu kokuyu severdik. Eksozdan çıkan gazın kokusu değil, mazotun kendi kokusu. Ya pompacı beceriksizlik yapmıştır ya "çiğ gaz" tabir edilen olay vardır ya da biryerlerinden mazot sızdıryordur. Köyde zaten fazla motorlu araç olmadığı için hemen farkedilirdi bir kamyonun gelişi. Sivas yolunun kenarındaki tarlalarda çalışırken de otobüsleri seslerinden ve yukarda bahsettiğim mazot kokusundan görmesek bile tanırdık. Şimdiki "dizel" lerimiz bizden önce AB ye girdi, başlarına "euro" geldi kokuları gitti. Çevre açısından bu daha sağlıklı diyecekseniz ben size katılmıyorum. O zaman teknolojinin izini ve o soğuk yüzünü gelmeden kokusundan ve sesinden tanırdık, şimdi her tarafımızı sardı. 0302 otobüslerin su şırıltısı gibi "şörrrr" sesi gitti de ne oldu. Şimdi bir homurtu ve uğultu kulaklarımızın daimi konuğu oldu. Koku desen temelli facia. Kimyevi veya yapay kokunun ulaşmadığı yer kalmadı dersek yalan söylemeyiz. Dünya "karıştı" dedik ya. Dönem kaşışıklık dönemi vesselam...

Hiç yorum yok: