22 Mayıs 2007 Salı

Dilim

Dünyamızı dilim dilim saat dilimlerine ayırmışlar ya. Kendilerini merkeze almışlar ya. Bir kasabadan geçen hayali çizginin doğusunu ve batısını dilim dilim doğramışlar ya. Yine okyanusun ortasında bir çizgiyi gündönümü çizgisi yapmışlar ya. Evcilik oynar gibi. Bir adım doğuda pazartesi, bir adım batıda pazar günündesiniz ya. Yerseniz...

Haritalarda da aynı yapaylık hakim. İlk çizilen haritalarda maddenin tabii haline göre bir düzenleme yapılmış. Suyun üste çıkması esasına göre, anakaralar altta, okyanuslar üstteymiş. Sonra bakmışlar kendi yaşadıkları yerler aşağıda, Afrika, Güney Amerika ve Hindistan yukarda. Olmaaaz, olamaz. Hemen terse çevrile tüm "bilimsel" gerçekler. Bering Boğazı ile komşu olan ABD ve SSCB de fersah fersah uzaklaştırılmalı, biri bir "köşe"de, diğeri öbür "köşe"de. Köşe kapmaca oynadılar. Kan akıtmak, zulüm yapmak, insanlığı tarihin en büyük kıyımına uğratmak bu dönemin şiarı oldu. Az kaldı bitiyor, bunların dönemi de geçmek üzere. Bir gün sıra bize tekrar gelecek, "gül mevsimi" kokusunu yollamaya başladı bile gelecek zamanlardan. Burnu başka kokulara alıştırılmış ademoğulları bu kokuyu almada biraz zorlanıyor.

Gül alırlar, gül satarlar,
Gül'den terazi tutarlar,
Gül'ü gül ile tartarlar,
Çarşı pazarı güldür gül...

Lafı dönüp dolaştırıp bir yere getirmem gerekiyordu ama beceremedim. Ben bu bloga kaydolurken saat dilimini ayarlamayı unutmuşum. Böyle olunca da Amerika'da bir yerin diliminde yaşıyor görünüyormuşum. Her gün saatin yanlış girmesi beni ifrit etmekteydi. Araya araya buldum izini. Ayarladım, denedim, düzeldi, sevindim. Vesselam...

Hiç yorum yok: