17 Mayıs 2007 Perşembe

Uyku

Aslında uyku konusuna da girmeliyim. Uykudan vakit bulamıyorum ki. Bugünlerde bir tembellik çöktü. Kaç sabahtır güneş göbeğimize doğuyor. Felaket dedikleri başka nedir ki? "Biz akşamcı değil sabahçı bir medeniyetin çocuklarıyız" derdi bir büyüğümüz. Rahmetli kayınpeder de "kör şeytanın" geç kalkanların kapısına "kara bayrak" diktiğini söylerdi. Sabahın bereketi konusunda ahkam kesmeme gerek yok. Hele biraz daha erken davranıp 3-4 gibi kalkarsanız ballı kaymak oluyor. Uykuyu küçümsediğimiz veya kötülediğimiz anlamı çıkmamalı buradan. Erkenden yatmamızın nedeni, ön aşamalarını atlatıp "rem" denen o en koyu noktasına bir an önce dalmak ve vücudu adeta taramadan geçirmektir. Dikkat edilirse koyu uykuda gözler sürekli hareket halindedir. Gün boyu yaşananların bir tasnifi yapılıyor o sırada. Uyku hormonunun salgılandığı bezden aynı zamanda mutluluk molekülleri de salgılanırmış. En zirve noktada yani gece 3 te uyanırsanız bonus olarak mutluluk da alıyorsunuz. Kim demiş uyku kötü diye. "essalatü hayrun minennevm" de aslında uykuya bir methiye vardır. O nidada "uyku hayırlıdır, ama namaz vaktinde namaz uykudan daha hayırlıdır" manası vardır derler. Bize rüyalarımız vasıtası ile ötelerden bir nebze de olsa kokular getiren uykumuzu önemsiyoruz. Dozunda olacak ama. Vesselam...

Hiç yorum yok: