11 Haziran 2007 Pazartesi

betûl

Dün alıntıladığım yazıda Hz. Meryem ve Hz. Fatıma'nın sıfatı olan bir "ad" dan bahsetti Sadık. Bu adı bir yerlerden hatırlar gibi oldum ama emin değildim. "Adanmış" manasına olmak üzere Betûl'ün Hz. Meryem'in diğer ismi olduğunu duymuş veya okumuştum bir yerlerden. Bugün ilk iş osmanlıca sözlükte "B" harfinden "Betûl" ü buldum:

BETÛL (Betâl):
Erkekten kaçınan nâmuslu kadın. * Hz. Fatımatüzzehra ve Hz. Meryem'in sıfatı.

TRT yıllarımda sabah programı aktüel çekimleri için bir çiçek serasına gitmiştik. Çekim için organizasyon yapımış bir sürü insan gelmişti. Meral Nayman sunucumuz, Erol abi yönetmen. Uzmanlar çiçek bakımı konusunda bilgiler veriyor. 30 dakikalık kaset bitti. Çıkarıp diğerini takacağız ve devam edeceğiz. Ama kaset kompartmanı açılmıyor. Sert bas, yumuşak bas, aç-kapa tekrar bas, bekle bir daha bas "eject" düğmesine... mümkün değil. Yeni kameraman olduğum için heyecanlandım. Yüzüm kızardı, terledim, panikledim. Herkes bizi bekliyor. Televizyon'na gidip gelmek için uzak bir mesafe. Yani "perişan haller" durumu. Tam ümidi kesmişken ya Meral ya Erol hangisi olduğunu şimdi hatırlamıyorum, (Meral olması daha kuvvetli ihtimal) "dur şuna bir de ben basayım" dedi. Basarken de "benim elim değil Fadime anamın eli" dedi. Ne oldu biliyormusunuz? Tahmin ettiğiniz oldu tabi, kapak açıldı. Ben rahatladım, herkes sevindi, çekimimiz sağ salim devam etti. O gün bu gündür arada bir işe başlarken elimi atmadan önce bu cümleciği kullanırım. Daha ziyade Anadolu'da kadınlarımız bu dilekle işe başlarmış, sonradan öğrendim. Şehitlerin Efendisi Hz Hüseyin'in annesi, annemiz. Allah O'na rahmet eylesin. Vesselam.

Hiç yorum yok: