6 Haziran 2007 Çarşamba

inzal

Su seviyesi gittikçe düşüyormuş. Barajlar, göller kurumuş. Yağış bekleniyormuş. Depo satışları patlamış. "Numune olarak gösterecek bir tek depomuz bile yok" diyor satıcı. Bu nasıl bir satış usta? Geçen gün E5 in kenarında bir sürü depo gördüm satılmayı bekleyen. Haberlere bakınca tam tersi. Ya tüm haberler böyle çarpıtma ise? Ki öyle. O zaman biz niye akşam olunca 2 saat üstüne beyazcamın karşısına geçiyoruz? Çarpıtılmış ve amaçlarına göre servis edilen haberlere göre hayatımıza yön veriyoruz. Castro'nun sağlık durmu iyi imiş. Irakta 50 sivil daha ölmüş. İbrahim Tatlıses GP den milletvekili adayı olmuş. Gafur pijamaları yok satıyormuş.

Bombardımana tutulduk ey oğul. Karanlıkta kaldık gün ortasında. Gözlerimize mil çektiler görmez oldu gerçekleri. Hakk, hak ettiği yeri alamaz oldu yüreğimizde. Hakkımızı yediler. Bizi sürgüne gönderdiler, yabancısı olduk öz vatanımızın. Bize rol biçtiler, elbise giydirdiler kan kokulu. Adımızı düşmanımızın sıfatı ile yan yana getirdiler. Vebalı gibi muamele ettiler sağlam bedenlerimize. Dünya'ya, hayata küstürdüler, hayat dolu canları. Sevgi ikliminin erleri döküldü birer birer. Hayat ağacımıza tırtıl dadandı. Kökümüzle irtibatımızı kesmeye çalışıyorlar. Bilmezler ki bizim hayat kaynağımız çift yönlü. Yerlerden alamadığımızı göklerin inzal edeceğini nereden bilsinler? Bildirelim ey oğul bildiğimiz kadarıyla; ki, göklerden nüzul başlasın, Hakk bize tenezzül etsin, vesselam...

Hiç yorum yok: