1 Temmuz 2007 Pazar

ip

Bugün şu dar-ı dünyada bir görevimi daha ifa etmenin gururunu yaşıyorum. Fatih ve Mahmut'un "ata binme" konusunda artık başarılı birer "binici" olduğunu gururla ilan edebilirim. Ne mutlu bana. Parkur Ankara-İstanbul otobanı. At ise bizim emektar R19. Her iki binici de tüm engelleri aştı.
- Tamam da usta "at" olayını kendine göre ictihadla bir şekilde çözdün diyelim, diğer ikisi ne olacak?
- Anlamadım
- Anlamayacak ne var bunda "avrat" ve "silah" konusunu nasıl çözeceğini merak ediyorum.
- Benim çözmeme gerek kalmadan onlar zaten "avrat" konusunu çözmüş gibi görünüyorlar.
- Nasıl yani?
- Zamane hocam zamane. Olay tamam, kendi aralarında yüzük takmışlar, planlar yapmışlar vs. vs.
- Afedersiniz usta siz orta Anadolunun ortasında bir yerde doğmamışmıydınız?
- Heee..!
- Ne iş usta?
- Ne alakası var doğduğum yerle?
- Muhafazakarlık olayı yani.
- Doğru da ben ne yapabilirim ki? Elimden geleni yaptığıma inanıyorum. Netice bu şekilde tezahür etmişse başımın üstünde yeri var. Allah hayırlısını nasip etsin. Her şeyin en iyisini O bilir. Ben görücü usulü ile evlendim diye evlatlarımın da aynı yolu takip etmesi mi gerekiyor? Eğer muhafazakarlık bu ise istemem.
- Anladım, peki silah konusu?
- "Portakal orda kal." Ben oldum olası sevmem, soğuk gelir silahlar. Askerde bile elime silah almadım. Zaten bugünlerde her önüne gelen silah üzerine yemin ediyor. Hatta sabah gazetede okudum 60 lık iki "kuvvacı" evlenmiş, resmi işlemlerden sonra silah üzerine el basarak nikah kıymışlar. Bunları gördükten sonra temelli soğudum silahlardan. İnsanın "insan" öldürmek için bir "alet" yapması ve bununla da övünmesini anlayamıyorum. Bunlar vatanseverse ben değilim. Bu kadar da iddialı konuşuyorum.
- Usta sinirlendin gene.
- Kanıma dokunuyor bu konular kardeş. Nasıl sinirlenmeyim...
- Konuyu değiştirip seçimlerden mi bahsetsek?
- Geçen annemi aradım. "Oğlum ireyden sonra gel, seni çok özledim" dedi. "irey" yani "rey" günü yaklaşıyor, ak koyun kara koyun belli olacak. Şimdilik herkes atıp tutuyor. Bu millet oynanan oyunun farkında farkında olmasına da yine de, ya farkına varmazsa diye kabuslar görüyorum. Ayın 23 ünü iple çekiyorum.
- İp dedin de bu ip atma olayı ne usta? Sen bişey anladın mı? Durduk yerde kendi mitingine gelenlerin üstüne niye ip attı bu adam?
- Ne bileyim, dedik ya şapla şeker karıştı. Adama demezler mi senin zamanında teslim edilen bu paketi niye ipe dolamadın? Belki de sırf bu yüzden millet sizi sandığa gömmedi mi? Kendi yaranızı niye kanatıyorsunuz? Yoksa siz sado mazoşistmisiniz?
- Usta ben mitinge gidiyorum, sonra görüşürüz.

Hiç yorum yok: