5 Ağustos 2007 Pazar

şiir

Şiir hususuna gelince...
Bazıları şairdir, çok iyi şiir yazar. Bazıları şair olduğunu zanneder, saçmalar. Bazıları ise bir şiiri şairinden bile güzel okur. Ben ne şair olabilirim ne de şiir okuyucusu. Haddim değil. Nasip meselesi. Sayfalar dolusu yazıya konu olabilecek bir düşünceyi yoğunlaştırıp bir beyite sığdırmak her babayiğidin harcı değil.

Bir adım atarsak kafes kırılır
Belki birden erir zincirlerimiz

Bunu yazmak için hayal gerek, ufuk gerek, yürek gerek. Şairden bu şiiri ödünç alıp değerine değer katarak halk arasında çoğaltmak, sesi ile şiire elbise giydirmek ise başka bir maharet.
Yolum şiir diyarına uğrayıca bana düşen hazır şiiri okumak/yazmak oluyor. Ne zaman birşeylerden bahsetsem araya şiir serpiştirmeyi seviyorum. Yani anlayacağınız kendime bir ünvan buldum bu diyarda: "hazır şiir okuryazarı" Ezberime aldığım şiiri kolay kolay unutmuyorum. Yerinde mi, yersiz mi bilmiyorum ama pat diye söylüyor veya yazıyorum. Yukardaki beyitin yazarı rahmetlik Akif İnan beyin "Hicret" adlı küçük şiir kitabını kaç kere hatmettiğimi hatırlamıyorum. Kitabın sonundaki sayfaya bir beyit de ben yazmışım. Onu buraya aktarıyım da blogumda yatık olmayan tek şiir olarak numune kalsın:

Camdan bir yapıya dönüştü birden,
Fırtınada kalan bedenlerimiz...

Hiç yorum yok: