3 Eylül 2007 Pazartesi

âh

Hep böyle midir, herkes benim gördüğümü görüyor mu? Eşyanın bir ön yüzü bir de arka yüzü varmış, dönüşe geçince farkettim. Geliş yolunda göremediklerim dönüş yolunda çıktı karşıma. Bahçede derin derin düşünürken yanımdaki ağacın yaprağını filizken kopardımdı, şimdi o ağaç yok yerinde, özrüm havada kaldı. Yolda karşılaştığım kaç köpeği bakışlarımla, hareketlerimle huzursuz ettim, hatırlamıyorum. Bir dağın tepesine çıktığımda orada, yerinde uslu uslu duran taşı aşağı yuvarlardım. Yanlış yapmışım şimdi anladım. Yaşarken ne kadar cüretkar davranmışım? Yeryüzünün şeklini bu kadar değiştirmeden de yaşayabilirmişim meğer. Suyu boruya hapesederken de, evde muhabbet kuşu beslerken de, bostana çit olsun diye dikenli çalıları keserken de haddi aşmışım. Vesselam...

Hiç yorum yok: