24 Eylül 2007 Pazartesi

lm

"Amca selamün aleyküm, bu kabristanda Leyla ile Mecnun'un mezarı varmış, nerede biliyor musun?" yanındaki adama boş boş bakıp hafif bir bocalamadan sonra omzunu silkerek "bilmiyorum, hiç duymadım, ilk defa duyuyorum" mealinden birşeyler söyledi yaşlı adam. Sonra da yardım etmek amacıyla mezarlık bekçisinin bulunduğu yeri gösterdiler. Nereden bilsinler, aslında önce oraya gittiğini, kabristanın yokuşun başına kadar olan üst tarafındaki tüm mezarları tarayıp bulamadığını; dönüşte kabristanda çalışan bir kişiye sorduğunu ve onun da aynı hayret tepkisini gösterip "bilmiyom abi" dediğini.... Aslında aranılan bulunmuştu, "20 metre yakınlarındaki kabirlerden haberdarlar mıdır acaba?" diye merak ettiği için bu soruyu sormuştu onlara. Bilmiyorlardı ve şimdilik öylece kalmaları için mezarları göstermedi.


Eveeet sevgili okuyucular, arayan bulurmuş, doğan ölürmüş, gelen gidermiş, konan göçermiş, çıkan inermiş, okuyan bilirmiş, bilen ise susarmış. Bundan yıllar önce bu kabirlerin varlığını bir vesile ile öğrenmiştim. Galiba İskender Pala'nın bir söyleşisinde kısaca değiniliyordu. Sevgi üzerine yapılan bir söyleşi idi. Taa o zaman "gidip ziyaret edeyim, fatiha okuyayım ruhlarına" diye ahdetmiştim. Ama olmadı, gidemedim. Demek ki bu Ramazan ayında vasıl olmak varmış kaderimizde. Şimdi bu kabirlerin hikayesini arıyorum internette ama bulamadım. Bulacağım gün kaderimde yazılı ama ben bilmiyorum. Şimdilik bildiğim kadarını aktarayım:
Fuzuli "Leyla ile Mecnun" adlı şaheseri yazmadan önce de sonra da hep Leyla'lar ve Mecnun'lar yaşamıştır, yaşayacaktır kuşkusuz. Şimdiki zamana ve mekanımıza en yakın olanı bu benim mezarlarını ziyaret ettiklerim olsa gerek. Bir Mecnun yaşamış bundan birkaç onyıl önce İstanbul'umuzda. İsmi cismi bilinmiyor. Sarmaşık misali nefessiz bırakmış, aklını başından almış Leyla'sı. Gel gör ki, muhtemelen Leyla'nın bu kara sevdadan haberi bile olmamış. Detaylarını bilmiyoruz. Leyla, vuslat gömleğini de yanına almış, göçmüş bu alemden Mecnun'dan önce. Adam Leyla'sının acısıyla baş başa kalmış bu dünyada. Teselliyi Leyla'nın kabrinde bulmuş olmalı ki en güzel mermer taşlardan kabrini adeta türbe gibi yaptırmış. Yağmur, kar yağmasın diye kapattırmış üstünü. Kabrin şu andaki halinin resimlerini ekliyorum buraya. Çevre kabirlere göre daha dikkat çekici bir yapı olmuş. Sanduka gibi olan kabir taşında en başta Arapça "huvelbaki" altına sırayla besmele, kelime-i tevhid, "Leyla" ve hicri veya rumi takvime göre bir tarih bulunuyor. "Leyla" ismi güzel bir hatla kazınmış mermere, onun dışında ne bir isim, ne soyisim var bu lahitte. En altta ise Türkçe yazılmış bir beyit:




CEMALİ PAKİNE YOKTUR
CİHANDA OLMAYAN ÂŞIK
LEYLA ÂŞIK, MECNUN ÂŞIK
BÜTÜN KEVN-Ü MEKÂN ÂŞIK

Baş tarafta, kabir çevrisinin dışında, bir Mezarlık Servi'si büyümüş. Bu ağacı Mecnun mu dikti, yoksa zaten var mıydı bilmiyoruz.
Esas anlatacağımı sonraya sakladım. Leyla'nın yüzünün döndürüldüğü tarafa (kıble tarafına) kendi kabir yerini ayırtmış. Gün gelip Emr-i Hakk vaki olunca da onun vasiyet ettiği üzere iade etmişler toprağa cansız bedenini. Hemen Leyla'nın yanı başına. "Mecnun" diye yazıyor üstünkörü yazılmış Arapça harflerle. Başkaca da açıklayıcı bir bilgi yok. Leyla'nın mezarına göre (hatta diğer tüm mezarlara göre) son derece sade, yer seviyesine boylu boyunca yatırılmış bir mermerden ibaret Mecnun'un kabri. Ben olsaydım o mevtayı yerleştirenlerin yerinde bir istisna yapardım. Mecun'un yönünü tam tersine yani Leyla'dan tarafa döndürürdüm. Ama ben olmadığıma göre muhtemelen dinimizin emrine uygun defnetmişlerdir. Olsun, yine de yan yana yatıyorlar oracıkta.


Tüm bunları gördükten sonra bu meçhul aşkın önünde saygı ile eğilmekten başka yapılacak birşey kalmıyor insana. Aşk'ın taşa toprağa ve ağaca yansımış halini görüyorsunuz orada. Tavsiye ederim herkese. Aşk adamı mezarda bile fark ettirirmiş.
Vesselam...

6 yorum:

ilhan AKSU dedi ki...

mezarı bende ziyaret ettim ama merak ettiğim birşey var o mezarlıgı kim yaptırdı etraftan bilgi sahibi yok mezarın ust kubbesi çok eski ama ona nazıran mezar tasları daha yenı(ailem 50 yıl mezarın o sekılde oldugunu soyluyor) ama türkce yazıları kımın yaptırdıgını bulamadım bilginiz varmı acaba ?

Zihni Yildiz dedi ki...

@ilhan AKSU: maalesef fazla bilgim yok bu konuda. Mezalıklar müdürlüğünden bilgi edinebilirseniz bizimle de paylaşırsınız inşaallah. selam ve dua ile...

Ferhat Irtekin dedi ki...

Mezarları hangi ülkede ve nerededirler

Zihni Yıldız dedi ki...

Ferhat Bey,

Aslında "Ferhat"a Mecnun'un mezarını tarif etmek haddimize değil ama madem sordunuz söyleyim:

Mezarlar İstanbul-Üsküdar-Kuzguncuk Mahallesi-Abdullah Ağa Caddesi üzerinde "Nakkaştepe Mezarlığı" olarak bilinen kabristanda. Sahil Yolu üzerinde Üryanizade Camii var. Onun tam karşısındaki kabristanın giriş kapısına çok yakın.
Saygılar.

Ferhat Irtekin dedi ki...

Slm.hocam çok özür dileyerek mezarları yemende yada irandaymış ben araştırdım azda olsa biraz netlik kazandım hocam sizin bu konuyu biraz daha araştırmanızı tavsiye ederim denemekte fayda var sizin buna gucunuz yeter ama bizim buna gücümüz yok!

Zihni Yıldız dedi ki...

Ferhat kardeşim,

Yazıyı biraz daha dikkatli okuyun. Söz konusu mezar tarihteki Leyla ve Mecnun'a ait değil ki. Çok yakın geçmişte yaşamış bilinmeyen bir aşık kavuşamadığı sevgilisi için böyle bir güzellik düşünmüş. Gerçek mezarların nerede olduğu konusunda hiç bir bilgim yok.

Saygılar