28 Eylül 2007 Cuma

malay

Türkiye'de yaşayan bir fert olarak Malezya'da yaşayan kardeşlerimden özür diliyorum. Malezya ile yatıp Malezya ile kalkıyoruz. Sanki vebalılar ülkesi. Kurban olsunlar o mütevazı ufacık boylu ve güler yüzlü insanlara. Hacda karşılaştım onlarla. Vücut dili ile öyle güzel anlaşıyorduk ki sanki yüzyıllardır birlikte yaşıyormuşuz gibi. Hatta bir gün Kabe-i Muazzama'yı temaşa ederken yanımdaki Malezyalı ile çat pat konuştuk, okuduğumuz duaları paylaştık. Kendi alfabeleri ile yazılan Kur'anı gösterdi bana. Ben de elimdeki Evrad'ı gösterdim. El yazması olduğunu söylediğimde kendine has hayret nidası ile mukabele etti. Her şeyleri düzenli, tavafta bile düzenden ayrılmayan bir topluluk. Gencecik kadın ve erkekler huşu içinde ibadetlerini ifa ediyorlar. Düğünden önce veya sonra "balayı" niyetine hacca geliyorlarmış. İmrenilmesi gereken bir ülke nasıl oluyor da öcü gibi gösteriliyor.

Toplumsal cinnet geçiriyoruz herhalde. Bir taraf "Malezyalaşma" tehlikesi ile korkutmaya çalışırken, karşı taraf "hayııır biz Malezya olmayız" diye savunmaya geçiyor. Düşman ilan edip bir savaş açmadığımız kaldı. Oraların İslama girmesinde bizim ecdadımızın harcının olduğunu hemen unutuverdik. Birilerinin oluşturduğu suni gündemlere balıklama atlıyoruz. Olaya tersten bakmayı akıl edenimiz çıkmıyor. Adamların niyeti başka. Rant hırsına Malezya'yı meze yapıyor biz de kardeşlerimizi bir çırpıda sattığımızla kalıyoruz.

Vesselam...

(2006 itibariyle Malezya Federasyonu'nun Gayri Safi Milli Hasılası, 308,8 milyar ABD Doları'yla, dünyada 34. sıradadır. Ekonomisinin yıllık büyüme hızı %5,9; fert başına düşen GSMH 12.700 dolar olup, yıllık enflasyon %3,8 civarında seyreder. Güneydoğu Asya'nın dört kaplanından birisi (diğerleri İndonezya, Singapur, Güney Kore) olarak tanınan Malezya'nın GSMH'sının %8,3'ünü tarım, %48,1'ini sanayi, %43,6'sını hizmet sektörü üretir. )

Hiç yorum yok: