26 Kasım 2007 Pazartesi

tv

Bu televizyonculuk beni canımdan bezdirdi. Bazen içimin sıkıntısı kalbimin atışına kadar müdahil oluyor. Ama buna kimin hakkı var ki? Niye üstüme bu kadar geliniyor? Sahte davranışlar, maskeli balodan çıkamamış insanlar ve bize yabancı ne varsa etrafta cirit atıyor. Bir an geliyor herşeyi göze alıp arkama bakmadan gitmek istiyorum buralardan. Mağdurlar (!) sardı her tarafımızı bu günlerde. Eğer kendimi kaptırsam yaşama şevkim tamamen bitecek. Şimdilerde bu moda oldu: Ailevi meselelerini çözemeyen, Allah'ın verdiği akıl nimetini kullanamayan buraya gelip güya çare arıyor, ağlıyor, bayılıyor. Bu duruma kayıtsız kalmak mümkün mü? İlgileneyim diye birinin yanına yanaşıyorsunuz bu sefer de pişmanlık kaplıyor her tarafınızı. Sakal ve bıyık olayı. Gerçek mağdur hangisi, şov yapan hangisi belli değil. Kokuşmuluk burada cerahat haline geldi. Odamın hemen yanından pis kokular geliyor ve ben hiçbirşey yapamayıp kayıtsız kalmayı tercih ediyorum. Bu da beni kahrediyor. Ne yapmalı, nasıl çıkmalı bu işin içinden? Bilen varsa beri gelsin, vesselam...

Hiç yorum yok: