11 Aralık 2007 Salı

fecr

Meğer "Rıza" iki taraflı imiş. Allah'ın rızasının yanında kulun da rıza göstermesi gerekiyormuş:

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
27. يَاأَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ Ey iyiden iyiye inanmış, şüpheden kurtulmuş can
28. ارْجِعِي إِلَى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةً Dön Rabbine, ondan razı olarak ve rızasını kazanmış bulunarak.
29. فَادْخُلِي فِي عِبَادِي Artık katıl kullarımın arasına.
30. وَادْخُلِي جَنَّتِي Ve gir cennetime.

Yani "Hoştur bana senden gelen", her ne ki Sen'den; başım gözüm üstüne denecek. Bahşettiği bir nimetini alıp sabır nimeti ile karşı karşıya bırakıldığımızda doya doya "sabr" ın tadına varılacak. Belalara karşı metin olunacak. Hoşnutlukta sınır tanınmayacak, kısacası Allah'tan razı olunacak. O zaman Allah da senden razı olur inşallah. Gerisi malum. Salih kulların arasına katılıp cennetin yolu tutulacak.

Hiç yorum yok: