17 Ocak 2008 Perşembe

gök ekin

Bir Ayşegül vardı düne kadar. Kızımın arkadaşı Ayşegül. Birlikte çilesini çektiler son zulüm yıllarının. Bir türlü mana veremedikleri başörtüsü yasağının İmam Hatip'te bile uygulandığı toplumsal cinnet yıllarının. Adını hep duydum, belki birçok kereler karşılaştık kızımın yanındayken. Hepsinin kaderi birbirine benzediği için, hangisi Ayşe, hangisi Fatma farketmiyordu. Onlar birer fidandılar, kırılıp atılmaya, eğilip bükülmeye çalışılan birer fidan. Ama şimdi farkediyor, Ayşegül artık bu dünyada yok çünkü. Hayatın tüm kahrını sırtına genç yaşında yüklenen mazlum neslin bir ışığı daha söndü dün sabah namazından sonra. "O da kurtuldu aslında" diye düşünmem lazım ama aklım kafi gelmiyor, zorlanıyorum. Yunus'un dediği gibi "içim yanıyor, özüm göynüyor" İki yavrusu varmış, birisi daha 10 aylık. Annesine benzeyen bir arkadışına bırakmışlar yavrucuğu. Ya ikibuçuk yaşındaki oğlunu kiminle teskin edecekler? "Annem öldü" diyormuş ve ağlıyormuş. Buna yürek dayanır mı? Söyleyin ey zulümde sınır tanımayanlar söyleyin, şimdi başınız göğe erdi mi? O kızın okulun kapısından girerken (sanki bir suç işliyormuş gibi, etrafı gözleyerek utana sıkıla) başötrüsünü çıkarmak zorunda kalması şimdi sizi utandırmıyor mu? Pişmanlığınız varsa bile artık kime söyleyeceksiniz bunu? Hastalığı neydi diye sordum, "çağın hastalığı" dediler. Doğrudur çağımız bizi toptan hasta etti. Genç yaşında ölenlere Yunus "gök ekini biçmiş gibi " diyerek üzülmüş o zamanlar. Şimdi yaşasaydı Yunus'un bile nutku tutulurdu. Gene büyük büyük adamlar çıkıp televizyona "başörtüsü sorunu" nu tartışıyorlar. Vay neymiş başörtüsü değil "türban" mış, "simge" imiş, istsismarmış, şuymuş buymuş. Siz gelin konuyu bir de öksüz kalan 10 aylık yavruya anlatın. Bu insanların boynu bükük halde dünyadan göç etmesi hepimizi dağlayacak haberiniz ola.
*
GELDİ GEÇTİ ÖMRÜM BENİM

Geldi geçti ömrüm benim şol yel esip geçmiş gibi
Hele bana şöyle geldi şol göz yumup açmış gibi
İşbu söze Hak tanıktır bu can gövdeye konuktur
Bir gün ola çıka gide kafesten kuş uçmuş gibi
Miskin âdem oğlanını benzetmişler ekinciye
Kimi biter kimi yiter yere tohum saçmış gibi
Bu dünyada bir nesneye yanar içim göynür özüm
Yiğit iken ölenlere gök ekini biçmiş gibi
Bir hastaya vardın ise bir içim su verdin ise
Yarın anda karşı gele Hak şarabın içmiş gibi
Bir miskini gördün ise bir eskice virdün ise
Yarın anda sana gele Hak libâsın biçmiş gibi
Yunus Emre bu dünyada iki kişi kalur derler
Meğer Hızır İlyas ola abı hayat içmiş gibi

Hiç yorum yok: