20 Mart 2008 Perşembe

ana

Anam, garib anam. Demek hayatının sonbaharında böyle bir imtihanla da sınanmak varmış kaderinde. Yanında olmayı, sana destek olmayı çok isterdim diye ikiyüzlü bir tutuma girmek istemiyorum, kendime güvenemiyorum. Sana dua etmekten, manevi destek olmaktan başka birşey gelmiyor elimden ana. Bilmiş ol ki sen bedeninin zekatını veriyorsun. Herşeyin şükrü kendi cinsinden olursa makbuldür ya, sen bedenini şahit ediyorsun şükrüne. Demesi kolay, yapması zor olanı yapıyorsun. 'Her' kişinin değil, 'er' kişinin altından kalkabileceği bir yük aldın sırtına. Sesinden anladım zor durumda olduğunu. Biz zora talibiz anne, zorluk bize bu dünyada arkadaş kılındı, canını sıkma. Bildiğim kadarıyla sen 9 çocuk doğurdun, büyüttün. Fadik halam senin onuncu çocuğun oldu farzet, bir çocuk büyütür gibi bak ablana ölüm vaki oluncaya dek. Hiçbirşey konuşamadan yüzüne masum masum bakan halam sana her saniye dua ediyor unutma. O sana gönderilmiş otomatik dua makinesi, duruşu dua, yatışı dua, uyuyuşu dua. Allah uzun ömür versin diye dua edeyim mi? Yok yok biz hayırlısını talep ederlim. Allah hayırlısını nasip etsin, altından kalkamayacağımız yüklerle bizleri imtihan etmesin. Seni çoook seviyorum anne. Dualarınızda bizleri de unutmayın e mi?

Hiç yorum yok: