21 Mart 2008 Cuma

güç

Yaşananları "kapışma" olarak niteleyebiliriz. Hem de ne kapışma. Bugün gözaltına alınan isimleri duyunca gerginlik yaşamadım desem yalan olur. Kılıçların çekileceği bazı çevreler tarafından dillendiriliyordu zaten. Dur bakalım sonu nereye varacak. Ya herro ya merro derler ya, aynen öyle. Beni hala rahatsız eden husus bu kavganın fitilinin başörtüsü ile ateşlenmiş olması. Mazisi 150-200 yıl gerilere dayanan bu güç kapışması alevlenecekti zaten de neden 'araç' olarak üniversitede okumaya çalışan kızlarımızın başörtüsü kullanıldı? Bilerek kullanıldı ise bir hata, bilmeden kullanıldı ise daha büyük hata diye düşünüyorum. Nihayetinde biz sonuca bakıyoruz: Gelinen noktada herhangi bir düzelme olmadığı gibi aşağılandığımız da yanımıza kar kaldı. Gündemde Anayasa çalışmaları varken onu bir kenara koyup sadece 2 maddeyi değiştirmek tutarlılığı zedeledi bir, gündeme hakimiyet elden gitti, akıntıya teslim olundu iki. Şimdi birilerinin tespit ettiği gündeme göre karşılıklı taktik belirlemekle meşgulüz. Ekonomik çöküntü tehlikesi de cabası. Bir yerlerde bir yanlışlık var ama nerede?
Aslında toplumda bir anormallik olduğunu düşünmüyorum. Tabi ki yanlışlıklar ve şerli insanlar olacak. Ama azınlık bunlar, bilemedin %10. Her iki uçta da bu kadar bir yığılma olması normal. Çoğunluğun ortada olduğunu, aklıselimle hareket ettiğini sokağa çıkınca, alışverişte, camide, trafikte, işte, evlerde... heryerde gözlemleyebiliyoruz. Problem, "güç" dağılımındaki adaletsizlik. Güç unsurlarının (medya, ekonomi, yönetim vs) tamamına yakını bu azgın azınlıkta toplanmış durumda. Paylaşmak istemiyorlar, işin püf noktası da burası. Akşam olup da televizyonun karşısına geçip haberlere baktığınızda ya da sabah gazeteye göz attığınızda şaşırıp kalıyorsunuz. Ya benim içinde yaşadığım toplum sanal ya da bunlar uzayda yaşıyorlar. Toplumun gündemi ile onların gündemi çoğu zaman taban tabana zıt. Menfaatleri için atmayacakları takla yok. Nerden buluyorlarsa sokak röportajında bile kendileri gibi düşünen birilerini konuşturup, istedikleri şeyleri söyletiyorlar. Ama derinden gelen basınç, Anadolu'dan gelen sel kapılarına geldi dayandı. Selin önünde durulur mu? Akıl olmazsa "duracağım" diyor. Kardeşim biz öcü değiliz. Sadece yitiğimizi bulmaya, hakkımızı almaya, insanca yaşamaya geldik. Buralar bizim zaten. Panik yapma, zulüm yapmak bizim alfabemizde yok! Vesselam...
*
Bugün ne oldu:
- Daha ne olsun, mahşerin üç atlısı göz altına alındı. (İ.Selçuk, D.Perinçek, K.Alemdaroğlu)

Hiç yorum yok: