11 Nisan 2008 Cuma

uykuluk

Dün akşam, Sütlüce sahilinde "Uykuluk" tokadı yedim. Hem de ne tokat! Büyüklerin 'hamallık' sayacağı bilgi kırıntılarını kasıla kasıla anlat akşama kadar. Bir şehir ismi geçmeye görsün, "ben oraya gittim, şusu meşhurdur, şurada şu vardır, ben onu da gördüm, ben, ben, ben..." Dur birader! bir soluk al. Tamam, anladık herşeyi biliyorsun, daha doğrusu bildiğini iddia ediyorsun. Peki ne işe yarar bu bilgiler? Çankırı'nın Eldivan'ı, Erzurum'un su böreği, Belgrad Ormanı, Hindistan maymunları, Frankfurt havaalanı, desti kebabı, Niksar suyu, Kozaklı Kaplıcaları... konularını bildin de ne oldu? "Ben herşeyi biliyorum" Yaa, öyle mi? Emin misin?
E5 Halıcıoğlu sapağında in. Köprünün altından geçen yola doğru yürü. Otobüs durağında bekle. (Japonlar depreme karşı köprü ayaklarında güçlendirme çalışması yapıyor.) Sütlüce'den geçen herhangi bir otobüse bin. MÜSİAD binasına yakın durakta in. İçinden 'Kokoreççiler yol kenarını istila etmiş" diye geçirirsen yanılırsın. Kokoreçe benzetebilirsin ama "uykuluk" yazıyor levhada. Yol kenarındaki restoran benzeri işyerlerinin camlarında da 'uykuluk' yazılı. Sıra sıra uykulukçular.
Allah Allah, nedir bu uykuluk, hiç duymadım! Hani sen her şeyi biliyordun? Sakın haaa. En büyük hastalığa tutulmak üzeresin. "Ben, ben, ben" demeye başladın mı, tokadı yersin de nereden geldiğini anlayamazsın, ona göre!
Şimdi öğrenme zamanı: İnternete müracat edip öğrenelim şu uykuluğu. Sonra da bir ara özel olarak gidip tadına bakarsınız. Tamam mı? Tamam. Vesselam...

Hiç yorum yok: