29 Mayıs 2008 Perşembe

zulüm

Bir canlı anasını öldürür mü? Hele hele bir insan annesini nasıl öldürür? Ürperiyorum, dehşete kapılıyorum. Bunun ihtimaller listesinde bulunması bile beni dehşete düşürüyor. Yaşlı dünyada bunu da duyduk; duymaz, okumaz olaydık. Bursa'da 17 yaşında bir erkek evlat öz annesini öldürmüş, aman Ya Rabbi. Anne sevgisi ve desteğine en fazla muhtaç olduğu o yaşta nasıl olur bu? Gazetelerin haberine göre önce internette edindiği arkadaş grubuna soruyor: "Annemi nasıl öldüreyim?" Soruya bak soruya? Şıklar da veriyor: a bıçakla, b boğarak c .... ve onlar da a şıkkını işaretliyorlar ağırlıklı olarak. Hayırsız evlat annesini bıçaklıyor, yetmedi boğuyor, banyoya götürüp cesedi parçalıyor. Parça adedi bize ipucu veriyor: 13 parçaya ayırıyor. Dışarı çıkarıyor, banyoyu kokulu deterjanlarla yıkyor. Torbalardaki cesedi denize atmak için arkadaşlarından yardım isteyince birinin ihbarı üzerine yakalanıyor. Ooof, yoruldum, bittim. "Neden onüç parça, satanist misin?" diye sorulunca da "hayır ben satanist değilim ateistim, Allah'a inanmıyorum ki onun yarattığı şeytana inanayım" diyor küstahça. Konu buraya kadar. Şimdi:
1- Ülkeyi yönetenlerin bu olayda sorumluluğu var mıdır, yok mudur? Toplum bu hallere geldikten sonra başınıza yıkılsın o devlet! Kabile halinde yaşasaydık da böyle vahşet duymasaydık.
2- Toplumun, Milletin, yakınların, ananın, babanın, komşunun yani hepimizin sorumluluğu ne kadardır? Yuh olsun bizlere ki "bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" diyerek zehirli Engerekler beslemişiz. Bu gidişle bunun devamı gelecek. Konu sadece haber olarak girdi hayatımıza ve yarın çıkacak. Hiç birşey olmamış gibi devam edecek hayat, adli bir olay olarak kalacak hafızalarda, avukat efendi para için ona akıl verecek, yaşını bahane edecekler, indirim, bindirim derken cani aramıza katılacak çok yakında.
3- Şimdi sıra sende sevgili öğretmenim! Hocam bu ne hâl? Sen bu çocuğa neler öğrettin? Kertenkelenin bacak yapısını öğrettiğin kadar mahlukat sevgisini, insan sevgisini, ana baba hakkını niye öğretmedin? Bahanen çok biliyorum hocam ama bu cani senin elinden çıktı, kusura bakma! Terbiye etmeyen Milli Eğitim Bakanlığı yerin dibine batsın. O kadının başını gövdeden ayıran irfan(?) ordularınızla gurur duyun. Bıçağı da kahraman edasıyla başa saplamış haberiniz olsun.
4- "Bir sınır yoksa hiç sınır yoktur" Ben onu bunu bilmem arkadaş, bu teknoloji, televizyon, internet, cep telefonu vs olayına bu haliyle karşıyım. "Sınırsız" mış, yok kardeşim sınırsızlık. Herşeyin bir haddi hududu var. Kim ne yapacaksa yapsın artık. Bu milleti içten içe çürütmek isteyenlerin maskarası olmayalım artık. Ülke nüfusu kadar cep telefonu abonesi olmuş nerdeyse. Bu ne fütursuzluk Allah aşkına?
*
DUA: Rabbimiz, bizi bize bırakma. Biz kendimize zulmediyoruz, biz haddimizi aşıyoruz. Bizleri Sen'in hudutlarından çıkarma Ya Rabbi. Amîn.
(La İlâhe Ente Sübhâneke innî küntü minezzalimîn)

Hiç yorum yok: