28 Haziran 2008 Cumartesi

müze

Gülhane parkının içinde bir müze açıldı geçenlerde. Sur-u Humayun'a sırtını dayamış uzunlamasına sade bir bina burası. Ama içinde sergilenenler öyle sade ve sıradan değil. Bizim medeniyetimizin yüzakı eserler sergileniyor bu müzede. İslam Bilim Teknoloji Tarihi Müzesi'nden bahsediyorum. Çoktandır gitmeyi arzuluyordum bugüne nasip oldu. Doya doya gezdim. Üstüne bir de müzenin kurucusu ve herşeyi Prof. Fuat Sezgin hocamla karşılaştım ki, ballı kaymak oldu. Hocanın elini öptüm, günün kârı olarak heybenin arka gözüne attım. İşte ben İstanbul'u bunu için seviyorum. Ne mi var müzede? Gitmek lazım azizim öyle anlatmakla olmaz. İşte birkaç önek:
Halife Me'mun'un ünlü dünya haritasının yer aldığı dünya küresi, Sufi'nin gökküresi, Osmanlı âlimi Takiyüddin'in su pompası ve saatleri, 1029 yılında Toledo'da yapılmış usturlab, 1048'de yapılmış mekanik güneş ve ay takvimi, ilk pusulalar, en gelişmiş güneş saatleri, çağının en gelişmiş askerî topları, ilk tüfekler ve 14. yüzyılda yapılmış dünyanın ilk tankı gibi astronomi, coğrafya, deniz bilimleri, saat teknolojisi, geometri, optik, tababet, kimya, maden, fizik, savaş teknolojisi ve mimari dallarında eser ve aletler yer alıyor.

Bazıları orjinal, bazıları orjinalin tıpkı kopyası, bazıları kaynaklardaki tarife göre yapılan yüzlece eser bir araya getirilmiş. Bu öyle kolay bir iş değil. Yürek gerek, azim gerek, heyecan gerek, bilgi gerek, yetmez Fuat Sezgin olmak gerek. Allah O'ndan razı olsun. Ömrünü uzun etsin. Hoca bir makalesinde bakın neler demiş bu konuyla ilgili:
*
"Benim mensub olduğum bir ilim, kültür ve medeniyet dünyası var, bizler köksüz ve sahipsiz değiliz. Çok derinlere inen sağlam bir medeniyete beşiklik etmişiz. Fakat yüzyıllardır bu medeniyetin görmezden gelindiğini, hakkının yenildiğini, tahkir edilip, bütün yaptıklarının da elinden alındığını ve ona zulmedildiğini gördüm. İslâm medeniyetinin bu göz kamaştıran birikimini ve dünya bilimine yaptığı büyük katkıları, bunun farkında olmayan dünyaya tanıtmayı gâye ittihaz ettim. Bu gayretimin bir kısmı sadece bilim dünyasına hizmet için, ama diğer çok mühim bir gâyesi ise koskoca bir İslâm âleminin yitirmiş olduğu kendine hürmeti, güveni ve insanlık tarihindeki yerini hatırlatarak, kaybettiklerini iade etmektir."
*

Bu eserler, İslam dünyasının bilimdeki seviyesini görmek açısından çok önemli. Zira Müslümanların doğa bilimleri, matematik, astronomi, fizik, kimya, coğrafya, jeoloji alanlarındaki hizmetlerini neredeyse kimse bilmiyor. Oysa Müslümanlar dünya sahnesine çıktıkları ilk on yıldan itibaren diğer medeniyetlerde görülmedik bir hızla bilimsel gelişmelere katkıda bulunmuş. Birçok modern bilim, bugün bilinenin aksine yüz-iki yüzyıl öncesine değil, 9 ile 16. yüzyıllarda yaşamış İslam bilginlerine dayanıyor. Kurulacak müze, gizli kalan bir medeniyeti günümüz insanının gündemine taşıması açısından büyük önem taşıyor.

Hiç yorum yok: