22 Temmuz 2008 Salı

2207

Ergenekon'la kalkıp Ergenekon'la yatıyoruz. İlk defa bir gündem hemen eskimedi, bıkkınlık vermedi. Dur bakalım daha neler çıkacak diye merakla bekliyoruz devamını. Söylenenler, yazılanlar, çizilenler kolay yenilir yutulur şeyler değil. Bir sene önce bu gün seçim sandığına oyumuzu atarken ertesi gün çıkacak sonucu bile tahmin edememiştik. Bir sene sonra, bugünlerde yaşadıklarımızı tahmin etmemiz ne mümkün? Kimbilir gelecek sene bugünlerde ne sıcak gündemler bizi meşgul edecek? Ne ülke ama? Herkes bir plan peşinde, mağlup pehlivan misali bir türlü doymuyorlar yenilgiye. Hasan Cemal, yaşadığımız olayları izah eden güzel bir yazı kaleme almış bugün; bir bölümüne buraya aldım:
......
Şunu hiç unutmayın:
Türkiye 2002 yılı sonundan beri bir darbe süreci içinde.
Hedef, AKP’den kurtulmak...
Ergenekon, bu darbe sürecinin en önemli halkası.
Çünkü hem Türkiye’yi askersel bir darbeyle AKP’den kurtarmayı, hem de Türkiye’nin sırtını ABD’ye, özellikle AB’ye dönerek Doğu’ya doğru başka sulara çekmeyi amaçlıyor.
Ama enselendiler.
Yalnız yakayı ele vermekle kalmadılar, aynı zamanda halkın tokadını yediler 22 Temmuz’da, seçim sandığında...
Ama umutlarını yitirmediler.
Bu devirde artık açık askersel darbenin pek öyle mümkün olamayacağını görenler, 22 Temmuz genel seçimlerinden sonra bu kez yargısal darbe için düğmeye bastılar.
Bir başka deyişle:
Anayasa Mahkemesi’nde karar aşamasında olan AKP’yi kapatma davası, 2002 yılı sonundan beri yaşanmakta olan darbe sürecinin yargısal ayağıdır.
Şu da söylenebilir:
Bir askersel darbeyi bu devirde artık kimsenin yemeyeceğini görenler, yargı yoluyla darbeyi dünyaya hukuk diye yutturabileceklerini sanıyorlar.
Ama fena halde yanılıyorlar.
Yine de denemek istiyorlar.
Tıpkı 367’de olduğu gibi. Tıpkı 27 Nisan Muhtırası’nda olduğu gibi.
Ama ikisi de tutmamıştı. Hem seçim sandığında ‘halkın muhtırası‘nı yemişler, hem ‘Çankaya yolu’nu kesememişlerdi.
Şimdi Türkiye, tıpkı bir yıl önceki gibi son derece kritik bir dönemeçte!
Ve malum sorular:
Türkiye, darbecilerle hesaplaşacak mı? Türkiye, siyasal cinayetlerin, komploların hesabını sorabilecek mi? Türkiye, siyasal hesaplaşmaları askersel ya da yargısal darbelerle değil, seçim sandığında milletin oyuyla yapabilecek mi, bunu öğrenebilecek mi?
.......

Hiç yorum yok: