5 Temmuz 2008 Cumartesi

kal

"Ergenekon'un planladığı eylemler için, “Bunlar gerizekalıların bile inanmayacağı işler” yorumunu yapan Baykal, “Muhalefet hiç kuşku yok mağdurların mazlumların avukatıdır, hakkı yenenlerin, bu benim onurumdur" (NTV yayını)

Demek mağdurların mazlumların avukatısın ha? Sırf başını örttüğü için üniversite kapısından gözü yaşlı geri dönen, okumak için yurt dışına gitmek zorunda kalan kızlar sana göre mağdur sınıfına girmiyor mu ey Baykal? Yazıklar olsun! Başka diyecek birşey bulamıyorum sana.

Sevgili dostlarım,
Sohbetlerimizde arada bir yeri geldiğinde "ben bu ülkenin tüm insanlarını ayrım gözetmeden seviyorum. Bu bağlamda ben Deniz Baykal'ı da seviyorum" derdim ya? Hepinizden özür diliyorum. Bu andan itibaren söylediklerim hükümsüzdür. Bu "adam(?)"ın ismini bile ağzıma almak istemiyorum. Bu konuda öncelikle kendi kendimi, sonra sizi yanıltmışım özür dilerim. Torununu alıp bayram namazlarına gitmesi, Edebali'nin öğütlerini duvara asması gibi hafifletici nedenler bile benim bu kabahatimi mazur gösteremez. Fena halde yanıldım sayın seyirciler. Mümkünse bu şahısla aynı toprakta yaşamak istemiyorum. Ev kendimin olmasa Trakya topraklarına taşınırdım inanın ki! O trakyaya gelirse ben Anadolu yakasında misafirliğe gelirdim. Yüzünü görmemek için gayret sarfedeceğim. Gazetede resimlerinin bulunduğu yeri elmile kapatıp okuyacağım. Televizyonda O çıkınca zap zap zaplayacağım. Sinirlerim altüst oldu. Tansiyonum çıkıyor, başıma ağrılar giriyor, yeter artık. Benden bu kadar. Eğer kaybetmekse ben imtihanı kaybettim arkadaş. Allah affetsin. Pes, pes, pes. Vesselam...

Hiç yorum yok: