28 Ocak 2009 Çarşamba

sücûd

Hakikaten, namaz bizim için büyük bir nimet. Diğer nimetlerde olduğu gibi bunun da kıymetini bilemiyoruz. Hayatımızın merkezine oturtsak hiç bir sıkıtımız kalmaz. Biz namaza nasıl bakıyorsak namazda bize öyle bakıyor. Kenara ittiğimiz için kenarlarda kaldık. Ümmetin düştüğü duruma bakar mısınız? Namaz Adem olmanın, "adam" olmanın bir nişanesi. Dik dumanın, kıyamda kalmanın diğer adı. Elif harfi gibi yani. Allah'tan gayrısına boyun eğmeyeceğini ilan etmenin tezahürü. Sonra "dal" harfi gibi iki büklüm olacaksın "Hakk" huzurunda. Eğilmekle kalmayacaksın, alnını yere koyacak, tevazuda toprağı örnek alacaksın. Bu haliyle insan "mim" harfini andırır. Secde hali, kulun Rabb'ine en yakın olduğu durumdur. O halde iki kere yakın oluruz her rekatta. Elif-Dal-Mim: Bu üç harf "Adem" in yazıya dökülmüş hali. Adem'in "adam" olma yolundaki uzay boşluğuna yazdığı yazı ise "Namaz"dır, diye düşünüyorum. Zirvesi "secde" olan bir anıt. Her rekatta iki secde, günde kırk rekatta seksen secde. Al sana bir "sır" daha. Yaşadığımız ve yaşayacağımız her yıl için bir secde ediyoruz Rabb'imize. Ahengin, duruşun, kıyamın güzelliğine bakar mısınız? Her gün adam gibi kıyama durup da halinden şikayet edenin vay haline. Biz ne kadar cahiliz. Biz ne kadar küstahız. Biz ne kadar nankörüz.

Ol mahiler ki derya içredirler, Derya'yı bilmezler....

Hiç yorum yok: