27 Ocak 2009 Salı

yan

Yanıldınız beyler, yanıldınız...
Ve halen yanılmaya devam etmektesiniz.
"Bu insanlar da kim, nereden çıktı bunlar?" derken yanılgınızı itiraf ediyorsunuz aslında...
Evlerinize temizliğe çağırdığınız kadının hiç evlenmeyeceğini mi düşünüyordunuz yoksa? Okulda hademe, hastanede hasta bakıcı olarak çalışanlar da dünya evine girdiler günü gelince. Siz bu kadınların çocuk doğuramayacağını mı zannettiniz yoksa. Çoluk çocuğa karışmayı da mı kendi tekelinize alacağınızı düşündünüz? Sizi tekelci benciller siziii.
Hem evlendiler, hem çocuk doğurdular hem de okuttular onları. Çocuklarının da kendi kaderini yaşamaması için büyük bir hırs ve hevesle okuttular. Gözleri çakmak çakmak, boynu eğri olsa da başı dik bir neslin ayak sesi her taraftan duyulurken siz başka seslerle meşguldünüz. Onlar tüm seslere kulak tıkayıp sadece içindeki sesi dinlediler: "Okuyacağım, öğreneceğim, çalışacağım ve kurtulacağım bu prangalardan."

Derken birer ikişer belirdiler fildişi kulelerinizin etrafında. Aldırmadınız, küçümsediniz, sümüklü dediniz, köylü dediniz, aşağıladınız.
Anadolu'nun yağız delikanlılarının sayısı arttıkça rahatınızın kaçmaması için arkanızı döndünüz. Dinleme tenezzülünde bulunmadınız. Hala onları en aşağılarda bir yerlere layık gördünüz. "Daha ne istiyorsun işe aldım ya?" diye çıkıştınız, fırçaladınız, azarladınız, attınız, sattınız. Ama arkası kesilmedi. Sayıları arttıkça arttı, yükseklere tırmanırken gördünüz onları. Tekmeleriniz durduramadı yükselmelerini. Adetiniz olduğu üzere bel altına vurdunuz, gayrı meşru yollarla durdurmaya çalıştınız, akla hayale gelmedik desiselerle karşı atağa geçtiniz ama olmadı işte.
Her yerde onlar.

Çığ gibi çoğaldılar.
Temizlikçinin çocuğu doktor oldu, öğretmen oldu, subay oldu, kaymakam oldu, patron oldu, milletvekili oldu, müdür oldu, mühendis oldu.
Beyler bu sizin için sonun başlangıcıdır.
Bu bereketli toprakların tüm güzelliklerini, zenginliklerini ve değerlerini paylaşarak yaşamayı seçmediniz ve kaybettiniz. Bu insanlar size birlikte yaşamayı teklif ediyorlar. Korkmayın, yemezler sizi. Yabancı değil onlar. Hastanede temizlik yapan kadının, bahçede bekleyen bekçinizin çocukları onlar.

Dünya etme bulma dünyası beyler...
Kurtulun bu yersiz yanılgılarınızdan.
Size, sizin yaptığınızla mukabelede bulunmak onların kitabında yazmaz.

Vesselam...

Hiç yorum yok: