22 Şubat 2009 Pazar

kırk

Kafam karmakarışık gene. Karıştırıcılarımıza sadakatimizi her akşam aynı saatte televizyon karşısına geçerek ilan ediyoruz. Onlar da sağolsunlar ellerinden geleni yapıyor. Kendi önceliklerini haber sıralamasından tutun da tüm detaylara yansıtıp bir akış çıkarıyorlar. Huniden kulağa katran akıtır gibi boca ediyorlar "ürün"lerini. Bu haberlerin devam eden hayatta bir karşılığı var mıdır, ne işimize yarayacak? önemli değil. Politik kamplaşma haberleri, cinayet haberleri, patronun menfaatine göre dizayn edilmiş haberler sıra sıra geçiyor gözünüzün önünden. Birinden kaçsan öbürüne yakalanıyorsunuz. Birinin ak dediğine öbürü kara diyor.
Altyazıda gözüme ilişmese Turgut Cansever'in bugün vefat ettiğinden haberdar olmayacaktım. Öyle ya onlar için önemli mi, Uluslararası mimari ödülleri alan, ülkemizin yetiştirdiği önemli fikir adamlarımızdan "Bilge Mimar" Turgut Bey'in vefatı? Güzel insanlar önden gidiyorlar. Boğazına kadar kirlenmiş bu dünyada fazla bile kaldılar.
"Türküm, mutsuzum, yaşım kırk, gönlüm kırık" diye başlık atmış Ali Ayçil okuduğum makalesine. Benim yaşım kırkı çoktaan aştı. Son on yıldır giydiğim ceketler, gömlekler, kazaklar, kabanlar hep aynı. Beynim, dibi delinmiş kap gibi sürekli eksiltiyor içindekileri. En yakınımdakilerin ismini hatırlamakta bile zorlanıyorum zaman zaman. Karıştı herşey, karma karışık oldu. Düzelmeye zaman ister. Bizde o kadar zaman var mı, bilinmez. Vesselam...

Hiç yorum yok: