26 Mart 2009 Perşembe

başkan

Selam sana Anadolu'nun yiğit delikanlısı. Bu vefasız dünya ile irtibatınızın kesilmesi üzerinden tam bir gün geçti. "Cansız yumurtaya can veren Allah" derdi anacığım. Rahman(CC)'ın rahmeti, helikopterin düştüğü o ıssız karlı dağ başında seni ve yanındakileri her halükarda sarıp sarmalamıştır, bundan şüphemiz yok. Gel gör ki bu çelimsiz bedenlerimiz dayanamıyor. Geçen bu 24 saatten de anladık ki sensiz dünya daha da ıssızlaşacak. Herkes gibi ben de "Dayan, sabret kurtarma ekipleri dağı kuşattı, sizi ha buldu ha bulacak" tesellilerine minnet etmiyorum. Sen ölümsüzlüğü seçip, "bize ne yapsın ölüm?" diyenlerden olduğun için her durumda kazançlısın. (İnşaallah)
Yıllar önce Mamak cezaevinde yazdığın şiiri okumak bugüne nasipmiş. İçimdeki yangını bir nebze söndürdü şiirin. Muhsin Başkan'ım, sevgili ağabeyim, seni çok özleyeceğiz. Allah(CC) Sen'den razı olsun.

ÜŞÜYORUM
Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi, süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum..
Muhsin YAZICIOĞLU

Hiç yorum yok: