15 Mayıs 2009 Cuma

hüznüme

Belki bir nebzecik gülümseme belirirdi yüzümde. Belki herkes gibi (hiç değilse çoğunluk gibi)sıradan yaşamayı başarırdım. Ayaklarım basarken yeri hisseder, nefes alırken zorlanmaz, düşünürken boğuluyor gibi olmazdım. Beynimdeki kıvrımlarda kaybolan yitiğimi ararken kaybolmazdım. Çıktığım bu yolda bir gölge gibi izime basmaktan zevk aldığın belli de, senin neş'en bana kabus oldu. Sensiz geçecek bir anın nasıl olacağını merak etmesem belki de bu siteme bile gerek kalmayacaktı. Çünkü artık anladım ki nefes sayım bitmeden sen benden gitmeyeceksin. Seninle yaşamayı öğrendim öğrenmesine de ne bileyim yani, insanım işte. Bazen böyle sıradışı hallere bürünüveriyorum. Herkesin kaderini yaşadığını iliklerimde hissetmeme rağmen bazen böyle iliklerimden habersiz iş yapıyorum. Sorulmaması gerekenleri soruyor, düşünülmesi saçma olan durumları düşünüyorum. Sütü beyazından ayrı düşünmek ne mümkün, şekeri tadından ayırmak ne saçma? Tıpkı rıza makamında ağıt bestesine nota aramak gibi.
Anadolu'nun o kuş uçmaz kervan göçmez köyünde dünyaya geldiğim ilk anda kaşla göz arasında bir elbise gibi sarıp sarmaladın tenimi. İlk yıkanma suyumla çıkmadın bedenimden, ayaklarımdan tutup başaşağı sallamalarında sıyrılıp düşmedin. İlkokula başladığımda deftersizliğim, silgisizliğim bahana oldu sana. Yatılı okumamdan yararlanıp yüzüme çöreklendin. Garip garip dolaştırdın Pazarören sokaklarında. Tren vagonlarında, otobüs koridorlarında hep benimle seyahat ettin Sıvas-Kayseri yollarında. Bir şubat tatilinde Mersin'in Çiftlik köyüne sürükledin bizi. Köyde, kasabada, kentte hep boynu bükük dolaştık seninle. İliklerimde yoksulluk iksiri ile gezerken yol oldun ayaklarıma. Her seferinde bir engelle birlikte yüzümü mahzunlaştırdın. Herkes gider ben gidemem, herkesin işi olur benimki sonraya kalır, herkes ulaşır ben ulaşamam....
"Sana bir sırrımı söyleyeyim mi?" diye malumu ilam edercesine kulağına eğilip söyeleyecek tek bir konu yok inan ki. Cümle alem biliyor, artık Bermuratlar Cemiyeti benden ümidini kesti. Gülmek bir yana gülümsemek bile yüzümde sırıtır. Seninle geçirdiğim ve geçireceğim zamanlardaki ana hatları yaklaşık tahmin ediyorum. Nasıl başlarsa öyle devam edermiş ve öylece bitermiş, vesselam...

Hiç yorum yok: