23 Haziran 2009 Salı

yol/cu/luk

Zihin şişti, yol göründü. Artık ne durmalı buralarda. Şimdi yeni yerlere doğru yelken açmanın zamanıdır. İçilecek suyun, yenilecek ekmeğin peşine düşüp diyar diyar dolaşmaya ne dersiniz? Hadi o zaman. Önce Ankara İnşaallah. Sonrası Allah Kerim. Hayret gömleğini giyip ibret nazarı ile dağ tepe aşalım. Anadolu'nun güzelim steplerini kah trenle, kah otobüsle, kah minübüsle kah yürüyrek gezelim. Açıkça söylemek gerekirse beni, varılacak yerden ziyade yollar daha fazla heyecanlandırıyor.
Acaba yolum sılaya da uğrayacak mı? Bunu şimdiden kestiremiyorum da aslında çok arzu ediyorum. Üç ayların başlangıcında anne-babanın elini öpüp hayır dualarını alsam fena mı olur? Tilkinin dönüp dolaşıp sonunda varacağı yer kürkçü dükkanı olacak olmasına da biz ayak sürüyoruz. Bizi doğduğumuz topraklardan daha iyi anlayacak, bağrına basacak, derdimizi anlayacak, derdimize derman olacak yer mi var? Toprağa hasret kaldığımız bu beton kalpli şehirlerin yüreklerimizi katılaştırmasına mani olalım, ayağımızı toprağa temas ettirmeye gidelim. Bereket mevsimini girişinde şöyle bir tebdili mekan edelim. Vesselam...

Hiç yorum yok: