29 Ekim 2009 Perşembe

cumhur/iyet

Siyasetin bulaşmadığı bir alanımız kalmadı gibi. Bizim millette orta yol yok sanki. Ya hep ya hiç. Geçen ay cami minarelerinin arasına gerilen tellerden milli duygulara hitab eden mahyalarla tekrar karşılaştık. Bizden önceki kuşak milli şef döneminde de "çok yaşa ismet paşa" benzeri mahyalar da görmüş. O devir artık tarihte kaldı derken bir de baktık "cumhuriyet fazilettir" benzeri mahyalar geri döndü. Eh hayırlı olsun. "Cumhuriyet zillettir" diyen yok ama olsun. Eniştedir, bayram seyran dinlemez öper böyle arada bir. "Camiye siyaset sokulacaksa da biz sokarız" zihniyeti işte, tanıdık mantık. "Bu ülkeye komünizm gelecekse de biz getiririz" dememişler miyid?
Camilerimizden geçelim ordumuza: Orasını hiç sormayın. Gırtlağına kadar siyasetin içine girmiş durumda. Allah'tan aklı başında insanlar da var orada da kapalı kapılar ardında neler olduğunu ayan beyan izliyoruz. İnsanın aklı hafsalası almıyor. Bu zevat hangi devirde yaşıyor acaba? Şimdilerde ortaya çıkan bir belge var ki, evlere şenlik. Yani ihtilal yapmanın, muhtıra vermenin, hükümet devirmenin de bir raconu vardır herhalde. Bunlar bodoslama sitilini tercih etmiş durumda. "İyi ki etmiş" diyesi geliyor insanın ama gene de ordumuzun yıpranmasına içimiz elvermiyor doğrusu.
Gelelim bugüne: Her ülkenin, her milletin bir millli günü vardır ya? Bizim milli günümüz de bugün. Ama milleti oluşturan fertlerde öyle bir hava yok, sürsen bulaşmaz. Çoğu bugünü tatil fırsatı olarak görüyor. Resmi bir iki tören dışında coşkudan eser yok. Son devletimizin kurulduğu bugünün ne kıymeti biliniyor, ne de anlamına dair kafa yoran var. Topyekün coşku, bayram yapmak yerine herkes bir ucundan çekiştiriyor cumhuriyeti. Görüldüğü kadarıyla milli gün kutlamalarına da siyaset girmiş durumda. Bilmem ne derneği kendi başına yürüyüşe katılmak isteyince polis karga tulumba içeri alıyor insanları. Bir bölümü siyasi mitinge gider gibi pankartlarla gelmiş alana. Basınımız da bunu kendi bakış açısı ile vermeye kalkışınca ortaya bütünlük değil ayrışma tablosu çıkıyor. Birileri de köşelerinde bıyık altından gülüyordur herhalde. Birbirimizi anlamak değil de anlamamak üzere kurulmuş saat gibiyiz. Önyargılar cumhuriyetine hoş geldiniz. "Bunlar kim?" "şucular" "o halde tu kaka" Ne yaptıkları, ne dedikleri önemli değil. Haa, "bizden" iseler o zaman iş değişir, "yaşasın şanlı direnişimiz" Okullarda öğretilen matematiğin hayatta hiçbir faydası olmuyor diyenlerin kulakları çınlasın. Olmaz olur mu? OBEB konusunu ne kadar iyi öğrendiğimizi gösteriyoruz ya? "Ortak Bölenlerin En Büyüğü" Böl baba bölelim. Maşaallah matruşka gibi, böldükçe bölünüyor. En sonunda un-ufak olacağız diye korkuyorum. Bu milli bayramda karamsar bir yazı oldu ama ne yapayım. İçimden öyle geldi kusura bakmayın.
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Allah; yurdumuza, ordumuza, milletimize zeval vermesin. Vesselam...

Hiç yorum yok: