9 Ekim 2009 Cuma

öğüt

Elhamdülillahi Rabbilâlemîn.
Cuma günü yapılacak en kârlı alışverişi (=Efendimiz'e salavât getirmek) arapça metninden arz ediyorum. Ayrıca, heybemde bir Allah dostunun inci taneleri gibi öğütleri var. Yol azığı niyetine aldım buraya. Allah (CC) anlamayı ve tatbik etmeyi öncelikle kendi nefsime ve hepimize nasib eylesin. Efendim, Cumamız mübârek olsun.
Edeb Yâ Hû
Ankâzâde Halîl Efendi Köstendilî’nin
Tûti İhsan Efendi’ye yazmış olduğu
8. mektuptan:
.....
Kıymetli evlâdım, kişinin bilmediğine sabretmesi kolaydır; sebebi hikmetini bilmez, dolayısıyla hükmünü tam veremez, iyi mi kötü mü, neticesini beklemek üzere sabreder. Bizim yolumuzda sair kimselere sabır daha farklıdır. Bizim büyüklerimiz karşısındaki insanın cibilliyetini, fıtratındaki şerri, hileleri ve ihaneti gördüğü ve bildiği halde sabreder. Hükmü verebilecek durumda olmasına rağmen, Cenab-ı Hakk’ın o hükmü huşu etmesini bekler ve hatta âleni bir hıyanete mâruz kalmadıkça elini de o kardeşinden çekmez. Burada meşgul olunması gereken, kendi nefsin ve kalbinde müşahade ettiğin Hakk muhabbetinin dâim olmasıdır. “Sen çıkarsan aradan, kalır seni Yaradan.” demişler. Böylesi durumlarda kendini müdafaa eyleme ve asla üzülme! ....
Yâr ile muhabbet etmeye dahi bu hayat yetmezken, seni anlamayan ağyâr ile meşgul olmak beyhude değil midir?
Pek kıymetli evlâdım, bir vücut içerisinde nice azalar, cevherler ve maddeler vardır. Vücutta göz de var, kulak da, el de var ayak da; gıdalar, necasetler, zehirler hepsi bir kapta. Sen o vücudun muhabbet mahalli olan kalp civarından düşmemeye gayret et, bunu da ancak ihlâs ile başarabilirsin. İhlâsta hangi mertebede olduğunu anlaman belli süre içinde pek kolay değil. Fakat şu kadarını bil ki insanlardan gördüğün iltifat ve ihanet senin Hakk’a muhabbetini değiştirmiyor, gönlünün safası bozulmuyorsa inşallah ihlâs makamına kadem (ayak) bastın demektir. Dört bir yandan savaş haberleri gelmekte ve insanların çoğu fakr û zaruret içerisinde inlemekte. Hâl böyleyken ve insanların bahçesi gibi olan sohbet ve zikir meclislerinde, kişilerin birbiriyle çekişmesi, gıybet etmesi, sevmeye bahane arayacakken, küsmeye bahane araması Hakk Teala’nın gazaba geldiğinin veyahut geleceğinin en bâriz özelliğidir.
Sâdık ve sâlim İhsan Efendi oğlum! Ârif ona derler ki; kalbi vesveseden, karışıklıktan, bulanıklıktan uzak olandır. Ve böyle ârifler, kendilerine karışık haldeki insanlar ve hâdiseler geldiğinde onları sükûnete erdirenlerdir. Bununla birlikte kalbinin safasını bozmayasın, bozacak meclislerden, konuşmalardan hatta imâ ve işaretlerden dahi uzak durasın. ...
Temkin üzere olasın....
Cenâb-ı Hakk ihlâsınızı ziyade kılarak dâim eylesin.

Hiç yorum yok: