17 Ekim 2009 Cumartesi

mmh5

Biraz önce yaşadığı tuhaf bir rüya mıydı, yoksa gerçeğin üstüne çullanan bir hayal miydi? Salikin yalnız kaldığı bir anı kollayan faili meçhul bir gölge gibi gelen o karaltı neydi? Hızlı adımlarla geldi, etrafı kolladı ve ağzım gözüm dedirtmeden bir dizi kelimeyi önüne boşaltıp gitti. O kadar hızlı boca edildi ki, karmakarışık harflerden oluşan bir öbeğe dönüştü kelimeler. Ne söylediğini anlayabilmek için bir araya getirmeye çalıştıysa da başaramadı. Ne demek istedi, neden yüzünü göstermedi, daha ilginci sesindeki o tuhaflık neydi? Arkasına bakmadan kaybolan gölgenin bıraktığı kelimeleri çöpe atmadan bir yere not edip Kılavuza göstermeli mi? Yoksa "yoksayma" yolunda yol almalı mı? En iyisi ne olur ne olmaz yoluna sapıp bu saçmalığa bir son vermek diye düşündü...

Belki belindeki bükülmeler belirmeden başlamalıydın belagata.
Yengeç yürümeleri yolda yar/yardımcın mı?-yanıldın!
Sen savrulmuş saman sahnesinde sonuncusun.
Hülasa, hayatı hareketlendirme hamleleri hususunda hüsranlardasın.
Tutunduğun tutamağı tutuş tarzındaki tuhaflıktan tarzını tarife talipsin.
Velev ki vaveylaların vaktindesin.
Şimdi şuracıkta şaşılacak şakalarla şaklabanlık ş'aapma.
Yahu yalvarmaktan yanaklarım yarıldı.

Hiç yorum yok: