1 Kasım 2009 Pazar

gök

Yeryüzündeki hareketlenmenin kat be kat fazlasının gökyüzünde cereyan ettiği şu Kasım gününde bir Turgut Uyar şiiri buldu beni. İlkin dün akşam rastladım bu şiire. Hoşuma gitti gitmesine de "sansür"lemem gereken yerleri vardı. O zaman hiç alıntılamasam daha ahlaki olur diye es geçtim. Sanata ve sanatçıya saygı göstermek lazım değil mi? Bu sabah Sabahat Akkiraz'ın konuk olduğu Yaşamdan Dakikalar programını izlerken ikinci kez Haşmet Babaoğlu'nun sesinden dinlemez miyim "Göğe Bakma Durağı"nı? Peki bu nedir? Tesadüf müdür, tevafuk mudur, işaret midir, nedir?
Turgut Uyar'dan özür dileyerek kendime ait bölümleri alacağım buraya. Nasıl olsa, dileyen şiirin tamamını istediği yerden okur. Bir okur olarak böyle yapmaya hakkım var mı bilmiyorum. Varsa da yoksa da farketmez. Yaptım işte!


......

Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
.......
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
......
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
......

Hiç yorum yok: