2 Aralık 2010 Perşembe

efe günü

Felekte hâsılı insan isen bir canı incitme Günahkar olma Fahr-i Alem-i Zî-Şan'ı incitme

Hazer kıl, kırma kalbini kimsenin canını incitme
Esir-i gurbet-i nâlan olan insanı incitme
Tarik-i ışkda bi-çareyi hicranı incitme
Sabır kıl her belaya hâne-yi Rahman'ı incitme

Elin çek meyl-i dünyadan eğer aşık isen yare
Muhabbet camını nuş et, asıl Mansur gibi dare
Misafirsin felek bağında bendin salma efkare
Düşersin bir belaya sabrı kıl Mevla verir çare

Hasislikten elin çek sen cömert ol kân-ı ihsan ol
Konuşma cahil-i nâdan ile gel ehl-i irfan ol
Hakir ol alem-i zahirde sen mânâda sultan ol
Karıncanın dahi halin gözet dehre Süleyman ol

Ben insanım diyen insana düşmez şad-u handanlık
Düşen bî-çareyi kaldırmaktır alemde insanlık
Hakikat ehlinin hali durur daim perişanlık
Bir işi etme ki, gelsin sana sonra peşîmanlık

Ehl-i irfanım deyü her yerde bendin atma meydana
El elden belki üstündür ne lazım uyma şeytana
Yakın olmak dilersin Hazret-i Hallâk-ı ekvana
Cihanda tatlı dilli olması lazımdır insana

Celîs-i meclis-i ehl-i hakikat ol firar etme
Heva-yı nefsine tâbi olan yerde karar etme
Tekebbürlük eden insana asla itibar etme
Sana cevr ü cefa ederse bir keş inkisar etme

Vefası var mıdır gör kim sana bu çark-ı devranın
Eser yeller yerinde hani ya taht-ı Süleyman'ın
Yalınız adı kaldı alem-i zahirde Lokman'ın
Geçer bir lahzada rüya misali ömrü insanın

Gönül ayinesin silmek gerektir kalb-i âgâhe
Muhabbet şems-i doğmuşken ne lazım mihr ile mahe
Ne müşkil hâcetin varsa hemen arzeyle Allah'e
Der-i Mevla dururken bakma LÜTFÎ başka dergâhe

Hiç yorum yok: