14 Ocak 2011 Cuma

tehlike günü

بِسْمِ اللَّـهِ الرَّحْمَـٰنِ الرَّحِيمِ
فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ

Bismillahirrahmanirrahim
Fe eyne tezhebûn?

Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz? .......................
(Diyanet İşleri Başkanlığı ve Diyanet Vakfı Meali)
Et- Tekvîr Sûresi, Ayet:26

"Bu sene kış bir türlü gelmedi" diye başlasam, "Ocak ayının ortasına geldik, daha doğru dürüst lapa lapa kar yağışı görmedik" diye devam etsem; havadan sudan konuşmuş olurum. Halbuki konuşacak, dertleşecek o kadar önemli şeyler var ki! Amma ve lakin bunları anlatacak halim de yok, mecalim de yok, en önemlisi kaabiliyetim yo de yok. Herkes gibi ben de toplumun kötüye gittiğini, bir uçurumun kenarına doğru hızla ilerlediğimiz görüyorum. Gidişin hayra alamet olmadığını düşünüyorum bu küçük aklımla. Kaygılanıyorum, gelecek nesilleri düşünüyorum, torunlarımı düşünüyorum, tüylerim diken diken oluyor. Her akşam haber bültenleri tehlikenin içine doğru sürüklendiğimizi bildiriyor da insanların çoğu bunu kavrayamıyor. En olmayacak şeyler sıradan haber gibi sunuluyor, biz de bunu hayretle izliyoruz ve az sonra unutuyoruz. Sanki başka bir gezegenin bilinmeyen bir ülkesinde olmuş gibi davranıyoruz. Tepkileri anlamak mümkün değil. Ya da birileri tepkilerimizi bile yönlendirmeye başladı. Bu ne kadar büyük bir tehlike. İki örnek: Geçen aylarda üniversitede okuyan bir genç çöp kutusunun yanındaki kediyi tekmeleyerek öldürdü. Bu nasıl bir ruh halidir? Vahşet. Çevreciler, hayvanseverler ayağa kalktı. Günlerce konuşuldu ve o caniye gerekli ceza verildi. Bu hafta içinde başka bir cani, bir baba kendi bebeğini, ağlıyor diye biberonla kafasına vura vura öldürdü. Vahşete bakar mısınız? Bu da bir "haber" olarak verildi televizyonlardan. O kadar, toplumdan tıs yok. Kediye gösterilen tepkinin binde biri bu vahşete gösterilmedi. Şimdi biz bundan nasıl bir sonuç çıkaracağız? Hayvanseverlerin ilgi alanına girmiyor da hiç mi "insansever" kalmadı bu toplumda? Yanlış anlaşılmasın, ben burada toplumsal tepkideki çarpıklığa dikkat çekmek istiyorum. Yoksa bir karıncanın bile ayağının incinmesini istemeyiz biz. Tehlikenin farkında mıyız? Hiç zannetmiyorum. İnsanlar büyük bir aymazlıkla oturup izlerken bunları, kendilerine bulaşmayacağını zannediyor. Halbuki yürüdüğü sokakta, yaşadığı apartmanda, şehirde, kasabada, köyde işleniyor bunlar. Bugünlere, gelecek zamandan bakanlar için haber bültenlerinin akışını bildiriyorum: Sokakları ateşe veren, yakıp yıkan terör haberleri, her şeye isyan eden, otobüse bedava binmek için insanları tartaklayan protestocular, polisle çatışan öğrenciler, sokakta insan bıçaklayan tinerciler, mekan basan eşkiya, hocasına yumurta atan öğrenciler, kar maskeli banka soygucusu, trafikte tartışıp biribirini yaralayan, öldüren sürücüler, duble yolda kendine ve yanındakilere kıyan trafik teröristi, annesini öldüren kız, çocuğunu duvara çarpan baba, dedesini zehirleyen torun, sevgilisinin başını testere ile kesen erkek, kocasını aldattığı adamla birlikte tuzak kurarak öldüren kadın... Akla hayale gelmedik cinayet yöntemleri, soygun yöntemleri, devleti dolandırmak için şeytanın bile düşünemeyeceği yollar. ve saire ve saire...

Ne oldu? içiniz mi karardı? "Mübarek cuma günü bunun sırası mı" dediniz? Ben bunları sizin için yazmadım ki! Zaten siz bunların daha fazlasını izliyorsunuz, şahit oluyorsunuz her gün. Ben, gelecekte çöküşün tarihini yazacaklara ipucu sunuyorum kendi çapımda. Olur ya, her şey kaybolur, silinir, unutulur da bir bu yazılanlar kalırsa, insanlara faydası olur diye basit bir düşünceye kapıldım birden. Vah benim "kara bahtlı, güzel ülkem" vah...

Rabbim ülkemize Cemal'i ile muamele etsin. Rahmet ve Merhamet'in menbaı olan Allah(C.C.); kendisine sadık kulları hürmetine, mübarek beldeler, mübarek vakitler, mübarek günler hürmetine bu güzel ülkeyi her türlü afetten, ârâzî, semâvi ve insanî felaketten esirgesin. Vakt-i Şerif, müminlerin bayramı olan Cuma hayr olsun, hayırlara vesile olsun. Düşünenlere, dertlenenlere, ağlayanlara, mahzun gönüllere aşk olsun, selam olsun. Gönüllere muhabbetin menbaı olan El Vedûd(C.C.)'dan, ab-ı hayat bahş olsun.

 Vesselam...

Hiç yorum yok: