22 Şubat 2011 Salı

kar günü

İçinden "meçhule giden yalnız adam" geçen bir şiir yazılmalı bu resmin altına. Her harfi kar tanelerinin yalnızlığını anlatan, her hecesi "gökyüzünde yalnız gezen" yıldızlara götüren, her kelimesi kara trenin bir katarını oluşturan, 'yalnızlık' temalı beyitler yazılmalı buraya. İyi de, ben şiir yazmasını bilmem ki Roza! Kâlu Belâ'da ruhlar kendi payına düşen şiirleri toplarken benim ruhum gökten düşen elmaları mı topluyordu acaba? Ben masal anlatmayı da beceremiyorum Sevgili. Elest bezminde duyduğum o ses aklımı ziyan etti, gözüm görmez, kulağım duymaz oldu.

Artık serhoşem, bîhoşem, berdoşem. Dünya gurbetinde sürgünem ve dahî yorgunam. Unuttum bütün bildiklerimi. Ten kafesine girdiğim günü dahi hatırlayamıyorum. Mutlu sonla biten masallara yer kalmadı kabımda. Doldukça boşaldım, bildikçe cahil kaldım, içim dışım "tamtakır, kuru bakır" hale geldi. Bu saçmalamalarımın nereden kaynaklandığını zannediyordun ki?

Oysa kar yağışına hasret kalmış 2011 kışı çıkarken bu fotoğrafın ehemmiyetine binaen neler "döktürülmezdi" ki? Yazamıyoruz işte, dilimiz tutuldu dedik ya!

Yazacaklarımız kuru bilgiden ibaret: Seksenli yılların sonuna doğru bir kış mevsiminde yolumuz Anadolu'ya uğramıştı. Yanılmıyorsam Konya-Ankara yolu üzerinde bir yer burası. Muhtemelen arabadan iner inmez önce boşluğa uzun uzun bakmışımdır. Sonsuzluk hissi uyandıran bu beyaz düzlük kimbilir bende neler çağrıştırmıştır?

Sonra Sezai'ye "Ben şöyle gideyim, birkaç adım attıktan sonra deklanşöre basarsın" deyivermişimdir herhalde. Bu garip yolcunun ruh hali bugün nasıl ise, resimde görüldüğü gibi dün de öyle idi. Zira "denizi uslu gösteren kartpostalları" ne zaman yaktığımı da hatırlamıyorum. Vesselam...

........
geç bi yol nazlı, güleryüzlü şiirler yazamam ben
esenlik şölenleri bitti vakt-i çerağanda
vakt-i kahırda hüzün fasılları demidir bu dem
gör ki raksederek ağlamak da varmış hesapta
ama ne raks’ı ne ağıt’ı ben Endülüs’ü evetliyorum

artık bol kahkahalı çokşükürleri bıraktım
esenlik bildirilerini harcıalem mutlulukları
denizi uslu gösteren kartpostalları yaktım
fakat şeydam bir avuç külü yakamadığım için
ben oyumu felakete veriyorum

(M.İslamoğlu-Raks ve Ağıt'tan)

Hiç yorum yok: