24 Eylül 2011 Cumartesi

1. Tarikat



Birinci Mektup'tan anladıklarım:

Bu Yol'un başı "muhabbet"tir. İlk hareket kalpte meydana gelen muhabbet kıvılcımı ile başlarmış. Başlangıçta bir his, bir söz olarak beliren bu duygu yolun sonunda bir meleke, bir hâl olarak yolcuyu çepeçevre kuşatır. En sonunda muhabbetin kaynağına ulaşılır, Hakka'l yakîn olarak müşahede edilir. Başlangıçta duydukları sonunda Yolcu'da hal şeklini alır.
Yola revan olmanın ön şartları: Lazım olan kadar İlm-i Hâl bilgisi öğrenmek, namazları aksatmamak, ilim meclislerinde sohbetlere iştirak etmek ve dünya maişeti için bir iş sahibi olmaktır.

Yolun tek gayesi Allah rızasıdır. Bu çok önemli. Her başlangıca bir niyetle çıkılır. Bu başlangıçtaki niyet "Hasbeten li vechillah" yani sadece Allah-ü Tealâ için, O'nun cemali içindir. Ya Rabbî maksudum Sen'sin, yalnız ve yalnız Sen'in rızanı taleb ediyorum diye söz verilecek ve sonuna kadar bu ahde vefa gösterilecek. En ufacık bir sapma, yani Allah yolunda Allah'tan başka talepte bulunmak kişiyi (Allah korusun) -gizli- şirke düşürür. 

Bütün Ehl-i Sünnet tarikatlarının üç amacı vardır:
1. Tezkiye-i Nefs: Nefsi kötü sıfatlardan temizleyip iyi sıfatlara çevirmek.
2. Tasfiye-i Kalb: İnsanî kalbi, Cenâb-ı hakk'ın tecelliyâtına mazhar olacak şekilde arındırmak.
3. Tahliye-i Ruh: İnsandaki emanet ruhu, aslî vatanına gitmesine mani olacak bağlardan, kayıtlardan kurtarmak.

Şadırvana akan suyun tek kaynaktan gelip musluklara dağılması gibi birden fazla Yol'un olması insan fıtratının farklı farklı olmasından dolayıdır. Küçük farklılıklara takılıp kalmamak lazımdır. Bir musluğun başına geldikten sonra orada sebat etmek bu Yol'un erkanındandır. Bir oraya bir buraya hamletmek edebe aykırıdır. "Bir kapıda, her kapıda; her kapıda, hiç kapıda" buyurulmuştur.  

Yolda bulunmaktaki gaye Allah rızası olduğu için herhangi bir beklenti ile girmemek lazım bu yola. Şeyhin uçması, suda yürümesi, tayy-i mekan gibi keramet göstermesini istemek nasipsiz kişilerin vasfıdır. En büyük keramet Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) ahlâkı ile ahlâklanmaktır. Meziyetin başı istikamet üzere olmaktır.  Mürşidine tam teslimiyet istikametin anahtarıdır. Terbiyecin seni türlü türlü imtihanlara tabi tutar. Hiç bir zaman sen onu sınamaya kalkışma, yarı yolda kalırsın. Her ne olursa olsun karara rıza göster, haddini aşma, söylenen söze tâbi ol ve edebe riayet eyle. Bir de başına her ne gelirse sabreyle. "El Hayr-u fî mâ vaka'a" Vuku' bulan hadisede hayr tecellisi vardır sözünü hiç unutma. Son olarak rüyalarına dikkat et. Salih rüyalar bazen müjedelerle, bazen ikazlarla, bazen de işaretlerle yolu aydınlatırlar. Uyanık olmak gerektir.

Vesselam...

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Eyvallah