6 Ekim 2011 Perşembe

11. Sır

Beklenen işaret alındı Elhamdülillâh. Mahzun bir ruh hali ile okumalarıma devam ettim. Onbirinci mektubu okuduktan sonra "zaten geride kaldım" diye ara vermeden onikinci mektuba devam ettim. İşte işaret de bu mektupta zuhur ediverdi. Şeyh Efendi 12. mektubun ortalarında bir yerde: 

"Bu nasihatimi sadece bu nefis derecesinde olan kişilere anlatmakla iktifa etme. Bu hususları halka, insanlara sohbetle, va'z-u nasihatle yaymaya ve onları irşad etmeye gayret et."

buyuruyor. Buradan acizane şöyle bir netice çıkardım. Yolun erkanını ve dervişlerin özel hallerini tarif eden konuları geçeceğiz. Bunlar ehlinin anlayacağı haller. Öyle ulu orta konuşulacak mevzular değil. Belki şöyle bir iki cümle ile özetleyip geçeceğiz. Amma hepimizi ilgilendiren ve özünde İslam ahlakını tarif eden konuları önce kendimizin güzelce okuyup anlamamız ve hayatımıza tatbik etmemiz için yazılmış bu kitaplar. Sonra da anlayabildiğimiz kadarını buraya not etmemizde de bir sakınca olmaz inşaallah. 
Onbirinci mektup bahsettiğim sırlı mektuplardan birisi. Birkaç kez okudum. Vird olarak verilen esma'ın artırılmasının adabı izah edildikten sonra dış görünüşün şekli ve giyilen kisvelerle ilgili malumat veriliyor. Enbiya'nın ve Evliyanın cesetlerinin durumunu sormuş derviş. Bu konudaki hükmü izah ediyor. Son olarak da zikir esna'ında zuhur eden bazı hallerde nasıl davranılması gerektiğini tenbihliyor. 
Bizim bu sırlı mektubun orta yerinde seçebildiğimiz bir ışıklı levha var, onu aktararak nihayetlendirelim yazımızı, Vesselam...

"Allah için ta'zim eden ve yine Cenab-ı Hakk'ın rızası için hürmet eden kişiler dâima kârdadır. Asla zarar etmezler. İnsanın başına ne gelirse rızadan uzaklaşmaktan gelir. Rızadan uzaklaşmanın en bâriz alâmeti saygısızlık ve edebsizliğin artmasıdır."

Hiç yorum yok: