2 Ekim 2011 Pazar

9. Hamdele-Salvele


Beşeriyyeti zulmetten nûra çıkaran “Mü’min” ismini vererek, “kerremnâ” tâcı giydirerek “ahsen-i takvîm” üzere yaratan ve onu “esfel-i sâfilîn”e düşmekten inayeti ile muhafaza eden Celâl, Cemâl ve Kemal sahibi Cenâb-ı Hakk’a sonsuz hamd ü senâ olsun.

Hem beşeriyyetin efendisi hem de efendilerin efendisi, yeryüzüne ve bütün âlemlere Rahmet, Şâhid, Beşîr ve Nezîr olarak gönderilen Resûlullah, Habibullah, Şefiullah Efendimiz’e en güzel salat ü selamlar tarafımızdan arz olunsun. 

1. Her mektubun başında önce Allah'a (c.c.) hamd ediliyor. Sonra da Efendimiz Muhammed Mustafâ'ya (s.a.v.) salât-ü selam getiriliyor. Biz de bundan sonra bu usûlü takip etmeliyiz. Hamdele ve Salvele'den sonra başlamalı söz
2. Şeyh Efendi bu mektubunda nefsin mertebelerini izah ediyor. Bu, bizim haddimizi aşıyor hali ile. Hal ehlinin anlatacağı mevzularda bizim gibi kâl ehlinin susup dinlemesi ve yazılanı okuması gerekir diye düşünüyorum. 
3. Bir büyüğün muhabbetine nail olmak, O'nun gönlüne girmek çok büyük bir bahtiyarlık imiş. Vesselam...

2 yorum:

Deniz Abla dedi ki...

es-selam..tevafuken blogunuzu keşfettik..ne kadar haklı bir hatırlatmaydı hamdele ve salvele..yazılarınızdan öğreneceklerimiz olduğunu umuyorum.geniş bir zamanda ziyaret edip okuyacağım inşallah geçmiş yazılarınızı da.saygılar.

Yol ve Yolcu dedi ki...

@Deniz Abla:
Teveccühünüz Efendim. Aslında hepimizin birbirimizden öğreneceklerimiz var.