11 Kasım 2013 Pazartesi

Cemaatten Diyanete Arz-ı Hâl

İğneyle çuvaldızla uğraşmaya ne gerek, ortalık yerde kartopu gibi büyüyen bir problem görüyorsak dillendireceğiz elbette. Varsın zülf-ü yâre dokunsun. Biz söyleyelim de üzerimizden vebal kalksın.
Köye en son gidişimde fark ettim bu problemi. Her konuşma dönüp dolaşıp cami imamlarına geliyor. Ve kıyasıya eleştiri bombardımanı başlıyor. Ne eleştirisi, apaçık gıybet yapılıyor, fitne tohumları ekilip biçiliyor küçücük köy yerinde. İmamlar birleştirme değil tefrika sebebi oluyorlar maalesef.
Konu şu; son 10 yıldaki gelişmelerden diyanet teşkilatı da nasibini aldı, kadrolar hiç bir devirde olmadığı kadar arttı. İmamı olmayan cami kalmadı artık. Hatta her camide iki görevli bulundurma konusunda var gücüyle çalışıyor diyanet. Gel gör ki bu görece rahatlama bir sürü sıkıntıyı beraberinde getirdi. En başta çekememezlik var: "bilmem kaç bin TL maaş alıyorlar. Bunlar ne yapıyor ki, günde beş kere ezan okuyor, yan gelip yatıyorlar" benzeri. Sonra görevleri ile ilgili yakınmalar: "Ezanı düzgün okumuyor, geç okuyor, çoğu zaman okumuyor, otomatiğe bağladı, namaz kıldırmadan haberi yok, devlet bunlara boşa para veriyor..." vs, vs. İşin ilginç tarafı bu eleştirileri yapanların çoğunun ezanla, namazla fazla haşır neşirliği yok. Niye ezan okunmadı, diyor ama okunsa da camiye gitmiyor.
Şehir camilerinde de durum aynı, cami görevlileri hedef tahtasında. Hoca bir vakti aksatmaya görsün, cemaat fokur fokur. İmamın yokluğunda namaz kıldırması teklif edilen yaşlı amca kasım kasım kasılıyor. (istisnalar müstesna) İbadet şuuru gittikçe zayıflıyor.
Madalyonun diğer tarafına hiç girmeyelim. Emanetin emin ellerde olmadığını söylesem hadsizlik olur, söylemesem içim içimi yiyor. Temsil ettiği makama uygun davranmayan nevzuhur bir topluluk haline geliyor maalesef. Bu da ahir zaman alamti olsa gerek.
Çözüm mü diyorsunuz. Fakire göre bu görevlendirmede cami cemaatinin de dahil olacağı bir sistem kurulmalı. Devlet sadece düzenleyici ve kontrol edici olmalı. Falanca camiye kimin imam, kimin müezzin olacağına o caminin cemaati bir şekilde karar vermeli. Kendi içlerinden çıkmalı. Maaşlarını da camide oluşturulacak bir vakıftan almalılar. Öyle ya genel bütçeden alınan maaşın kaynağını saymaya kalkışsak işin içinden çıkamayız. Dinle diyanetle ilgisi olmayan biri bizim mahallenin cami imamının maaşını niye versin ki? İş karışınca niyetler de karışıyor.
Dini konuda millete hizmet etmek niyeti ile çıkılan yolda tam tersi etkiler oluşuyor diye korkmaya başladım. Hem birilerinin eline koz verilmiş oluyor, hem de cami cemaatinin içinde fitne hızla yayılıyor.
Meramımı tam olarak anlattığımı zannetmiyorum ama niyetim halis. Diyanet teşkilatının da bir paketle elden geçirilmesi lazım diyorum kısaca. Devasa boyutlara ulaştı büyüklüğü. Bundan önceki devletlerimizde böylemiydi, bilmiyorum. Ama mevcut hali ile içten yanmalı ateşle şişen bir balona benziyor.

Estağfirullâh el Azîm, ve Etûbü İleyh.
Ve Es'elullahe lî ve Lekumüt-Tevfîk.

Hiç yorum yok: