7 Kasım 2014 Cuma

Hayatın Ölümlü Tarafı

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınıp besmele ile Kur'an-ı açtığımız anda o kurban olduğumuz da kendini bize açıyor. Yeter ki niyet edelim ve başlayalım. Her seferinde ayrı bir güzellik. Sanki ilk defa okuyormuş gibi oluyor. Her an taptaze ve muhteşem. Kana kana içmemiz için 114 hikmet pınarının her biri ayrı güzel.

Allah biliyor ya, Mülk Suresini her okuyuşumda 2. ayetteki şu kelimelere takılıp kalıyorum:

"...ölümü ve hayatı yaratan O'dur." 

Ya Rabbi, bu ayetteki hikmeti bana göster. Bir vesile gönder de ölümün hayattan önce gelmesindeki Murad-ı İlahi'nin künhüne vakıf olayım. Katman katman derinlerini aç ne olursun. Bana/bize önce hayatı lütfettin, vademiz dolunca da ölüp gideceğiz diye biliyoruz. Yoksa tam tersi mi Ya Rabbi? El aman Ya Hakîm. Hikmetinden sual olunmaz. Amenna ve saddakna Ya Rabbi. Senden sana sığınıyoruz, affeyle bizleri.

Aslında, önden gidenlere çoktan hem ilm-el yakîn, hem ayn-el yakîn ayan olan bu sır, bize henüz muamma. Araştırmaya, akletmeye, fikretmeye devam.

Dün seyrettiğim bir film ve o film üzerine yapılmış muhteşem bir yorum bu ayetteki hikmetle aramdaki perdelerden birini daha araladı elhamdülillah. Arzu edenler yukarıdaki linki tıklayıp 2 saat süren bu filmi izleyebilir-ki şiddetle tavsiye ediyorum. Ardından yorumu okursunuz. Çok faydalı olacağına inanıyorum. Ölüm gerçeği hakkında kafamız ne kadar net olursa, hayatımız o kadar kolaylaşacak.

Filmden acayip etkilendim. Hayatını ölüm gerçeğinden habersiz geçen birinin, yolun sonuna geldiğini iliklerinde hissettiği günde yaşadığı telaşı çok güzel yansıtmış Yunanlı yönetmen. Hele bir sahne var ki, beni duygulandırdı, annem aklıma geldi, defalarca izledim. O sahneyi filmden kesip tadımlık niyetine sizlere de sunalım istedik. Bu konuda bana yardımcı olan arkadaşıma teşekkür ediyorum huzurunuzda. Buyurun:



"Neden, neden, neden..." diye sorup duruyor. Kainat kitabı Kur'an'dan mahrum olduğu için varlık konusunda da tatmin edici cevap bulamamış, ölüm konusunda da kafası net değil. İnananlar olarak biz ne kadar şükretsek az. Gayb'a iman ediyoruz elhamdülillah. Ölüm'ün bir son olmadığına, ahiret yurdu için giriş kapısı olduğuna inanıyoruz çok şükür. Sadece ahiret mi? Şu varlık alemi konusunda da bizim kafamız gayet net. Kılavuzumuz bize bu konuda da rehberlik ediyor. Âl-i İmran burcunun 191. ayeti, her halimizde yerin ve göklerin yaratılışı hakkında derin derin düşündükten sonra şöyle niyazda bulunduğumuz/bulunacağımız bildirilmektedir: (este'ızubillah)

"...Ey Rabbimiz! Sen bunları(n hiç birini) boşuna (anlamsız ve amaçsız) yaratmadın..."

İşte böyle sevgili kardeşlerim. Haddim olmayarak bir şeyler arz etmeye çalıştım. Bu da böyle bir yazı oldu. Hakkınızı helal edin.

Vesilelere sarılmak lazım. Okumak, eşyanın hakikati hakkında tefekkür etmek lazım. En önemlisi haddini bilmek lazım. Haddimi aştı isem başta üstadlar olmak üzere herkesten özür diliyorum.
Vesselam...

1 yorum:

Adsız dedi ki...

BU YAZ HER GÜN DEFALARCA MÜLK SURESİNİ OKUDUM, HATTA EZBERLEDİM, MANASINI DA TEKRAR TEKRAR OKUDUM.ARAPÇA BİLMEM AMA KELİMELERİN BİR KISMI DİLİMİZLE ÖRTÜŞTÜĞÜ İÇİN ANLIYORUM. HATTA ŞÖYLE YAPTIM GÜNLÜK NAMAZLARDA VAKTE GÖRE PAYLAŞTIRIP HER VAKİTTE BİR MÜLK SURESİNİ OKUDUM.OKURKEN MANASINIDA DÜŞÜNÜYOR DERİNLİKLER İÇİNDE KAYBOLUYORUM. TIPKI KANATLANAN KUŞ MİSALİ. FİLMİ İZLEYECEĞİM. SELAM VE DUA İLE. "YOL"UN AÇIK OLSUN.