24 Kasım 2016 Perşembe

Dost Acı Söyler Durağı

Tam 1 ay oldu, bekliyorum. "Dost Acı Söyler" durağı burası. Ne gelen var ne giden. 24 Ekim günü çektiğim fotoğrafı tivit ırmağına bırakalı bir ay olmuş. Bugün 24 Kasım. Öğretmenler gününde bu "acı"lı duraktan ses verdiğim için üzgünüm ama bir gün daha dayanmaya gücüm kalmadı artık. Neden mi bahsediyorum, resimler eşliğinde anlatmaya çalışayım: 


"Burası Yeni İstanbul, tarihe saygı eskide kaldı" dedim çektiğim fotoğrafın altına. Takipleştiğim bir arkadaş da ilgili mercileri haberdar etmek için yukarıda gördüğünüz etkileşimde bulundu. O kadar. Ne arayan oldu ne soran. Tabi ya, biz kimiz ki koskoca devletluler bizi muhatap alıp iki satır cevap versin? Seçimler daha yeni oldu. Daha var 4 sene. Hem biz ne biliriz? O çöp konteyneri oraya konmuşsa vardır bir sebebi! Karıştırmanın lüzumu yok. Tabi ya! Bizimki de boşboğazlık işte. Bu kadar iç ve dış sorunun arasında bu eften püften konuya takılma lüzumsuzluğu işte. En doğrusu vazgeçmek. Kusura bakma ey okuyucu, senin de kafanı karıştırdım. En iyisi unut bu anlattıklarımı, ben de sileyim gitsin yazdıklarımı. Onun yerine eskilerden bir masal anlatmayı deneyim ne dersin?


Bir varmıııış, BİR varmış. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir Samandıra köyü varmış. Ne zaman kurulduğunu hatırlayan yokmuş. Bizanstan kalma yazlık saray kalınıtları günümüze kadar geldiğine göre bayağı eski bir yerleşim yeri olduğu kesinmiş. Sarı samanı bol bir yer olduğu için mi, yoksa burada Mandıra bulunduğu için mi bu adla anılır olmuş bunu bilen yok. Ağaçlık, ormanlık bir köymüş. Şırıl şırıl akan çeşmeleri varmış. Vesaire vesaire... Uzatmayalım, çeşmelerin oluğundan da köprülerin altından da çok sular akmış, nihayet günümüze gelindiğinde çok acayip şeyler olmuş. Damatris sarayının örenleri ile birlikte çeşmelerin kemerleri de yere gömülmeye başlamış. Çünkü her gelen yeni nesil taş üstüne taş koyarak yer seviyesini yükseltiyormuş şekilde görüldüğü gibi. 

Derken hikayecimizin yolu bu kenar semte uğramış bundan 8 yıl önce. Genelde 2-3 katlı evlerden müteşekkil Samadıra'nın Kartal tarafı girişindeki 7 katlı devasa bina taaa o zaman dikkatini çekmiş Yolcu'nun. Dam üstünde saksağan gibi bir şey. İşin ilginç tarafı 8 yıldır bu binaya ne giren olmuş ne çıkan. Ev desen oturan yok, iş merkezi desen çalışan tek bir işyeri yok. Dikkatli bakınca önünde kaybolmamak için direnen tarihi bir kemerin üst bölümü görünüyor. Alt tarafı ne idi bilen yok. Acaba bu kemerden dolayı mı iskan verilmedi 7 katlı binaya? Kim bilir, belki de? Eğer öyle ise adam tarihi bir yapının üstüne koskoca binayı kondurmuş. Sonra da biri itiraz etmiş, öylece kalmış. Tamamen tahmin bunlar. Önünde belki 100 yıllık ağaçları görüyorsunuz. Belki bir sürü ağacı da kesmiştir bu vicdansız. 

Yolcumuz meraktan eski fotoğrafları aramış molla goguldan. Ama elle tutulur bir sonuca ulaşamamış. Sadece belediyenin ve "google haritalar"ın bundan birkaç sene evvel çektiği sokak fotoğraflarına rastlamış, zaten sokağın o halini hatırlıyor dün gibi.


Belediyenin aracı bu caddeden 2014 ilkbaharında geçmiş. Kaldırım, ağaçlar, tarihi kemer, arkada boş bina. Yolcunun söylediğine göre ön tarafta gördüğünüz çöp konteyneri başlangıçta yokmuş. "Hizmet"te sınır tanımayan yeni belediyemiz vatandaşın ayağına getirmiş çöp hizmetini. Boş binada ne çöp olur demeyin yanı yöresi evlerle dolu. Tam karşıda da marketler var. İnsanlar çöplerini nereye atsın? "Ben yaptım oldu" mantığı, olmadı derseniz konteynerin üstünde kanca var, alıp başka yere götürürler. Size de iyilik yaramıyor hani!


Bu da Google Earth uygulamasından elde edilen fotoğraf. Parti bayraklarına bakılırsa muhtemelen seçim zamanında çekilmiş. Manzara aynı: Ne senin, ne polisin fark etmediği ağaçlar, sarı-beyaza boyanmış kaldırım taşları, kilit taşlarının üzerine konmuş çöp konteyneri, arkasında kemer kalıntısı ve meşhur boş bina. Akan zamana rağmen Samandıra cephesinde değişen bir şey yok.


Bu da Yandex'in çektiği sokak resmi herhalde. Yandex Rus firması, Google Amerikan firması. Farkında mısınız, elin gavuru gözümüzün içine baka baka sokaklarımızı en ince ayrıntısına kadar çekip internete yüklemiş. Köylere kadar gidiyorlar artık. Yapılacak da fazla bir şey yok maalesef. Sen yerden yasaklasan adam uzaydan çekiyor. 

Konuyu nereye getirdik yahu? Hani masal anlatacaktık? Bu Yolcu garip. Ne yapacağı belli olmuyor işte. Kusura bakmayın dostlar. Biraz da dertli. Olur olmaz şeyleri kendine dert ediniyor. Ülke -Allah korusun- savaşın eşiğinde bizimki "tarihe saygısızlık" diye tutturdu. Kaç gündür işe gelip giderken özellikle durup fotoğrafını çekiyor o sokağın. Yahu artık orada belediye otobüs durağı var. Bekleyen insanların biri çıkıp "ne fotoğrafımızı çekiyon" diye pataklayacaklar haberi yok. (Meraklısına: durağın ismi Kafiye Sokak) 


Gördüğünüz gibi yeni seçilen belediye başkanımız çöp hizmetini bir tık ileriye götürdü. Kaldırım eşildi, çöp konteyneri yer altına alındı. Üstüne "şık" bir kapak yapıldı. Ayağınızı basıyorsunuz kapak açılıyor, eliniz pis olmadan çöpünüzü atıyorsunuz aşağıya. Arka taraftaki garabeti görmeyiverin canııım. O kadar kusur kadı kızında da olur. Adamlar "köylü" ise biz ne yapalım. Tarihi kemerin üstüne kartonları koydukları yetmiyormuş gibi sus payı niyetine bozulmuş marulları dayamışlar ağzına. Pes yani!


Her gün yeni bir manzara. Nereden baksan tutarsızlık, nereden tutsan duyarsızlık. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Bu rezaleti sadece bu garip yolcu mu görüyor? Yoksa "ne var bunda canım?" deyip yatalım mı kulağımızın üstüne? 


Tamam, tamam. Daha fazla canınızı sıkmayacağım. Çektiğim diğer fotoğrafları "şift deleyt" edip Yeni İstanbul'un şu şık çöp kutusuna gönderiyorum. Ne siz okumuş olun bu yazdıklarımı, ne belediye zabıtası görmüş olsun. Onlar, sokakta-pazarda ekmek parası için tezgah açan zavallıların peşine takılsınlar. 

Kimse kusura bakmasın. Dost acı söylermiş, durumumuz kötüye gidiyor. Çürüyoruz, her taraftan kötü kokular geliyor. Çöp kutusuna papatya resmi koyarak yok olacak cinsten değil bu koku. Derinlerden geliyor sayın başkan, çoook derinlerden. Vâ veylâ, vâ esefâ...

Vesselam...

-------------------------------------------------------------------------------------
12.12.2016 Tarihli ilave:

Eh, sonunda bugün muradıma erdim. Sevgili belediye yetkilileri çöp konteynerini oradan söküp karşı kaldırıma taşıdılar. Emeği geçen herkese teşekkürler. Peki, maksat hasıl olduğuna göre yukarıdaki sitem dolu yazıyı silelim mi? Bence silmeyelim. Şimdilik kalsın. 




----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

28.12.2017 Tarihli ilave:

Geçen sene bu ayda yaptığım ilavede arkadaki bina boş görünüyordu. Ama camların kağıtla kapatılmasından da anlaşılacağı üzere içeride bir hazırlık başladığı anlaşılıyordu. Kısa sürede hazırlıklar, tadilatlar tamamlandı. Bina beş yıldızlı otel oldu. Adını da yakındaki Damatris Sarayından aldı. Şimdilerde arı kovanı gibi işliyor yılların boş binası. Dün gene önünden geçerken bir baktım bizim kemer kalıntısının arkasındaki yeşil alan kapatılmış, otel kafesinin dış mekanı olarak hizmet veriyor. Ne diyelim, hayırlı olsun. 


Hiç yorum yok: