11 Ocak 2017 Çarşamba

Kar Durağı

Tarkovsky'nin "deli"si varsa bizim de "veli"miz var. Bugünkü yazısının başlığı "Kar"  Saygıdeğer İbrahim Tenekeci Beyefendi'den bahsediyorum. Allah için onu seviyorum. Allah O'ndan razı olsun. Onun yazıları içimizde huzur ve sükuna vesile oluyor.

Tarkovsky'nin delisi o meşhur haykırışını "Ne biçim bir dünyadır burası?" sorusu ile bitiriyor. İbrahim Tenekeci'nin bugünkü yazısının son cümlesi ise şöyle:"Birinin 'bereket' dediğine diğeri 'felaket' diyebiliyor. Böyle bir dünyada yaşıyoruz." 

Fazla söze ne hacet? "Nakkaş olan nakkaşın nakışından anlarmış, Arif olan Arifin bakışınıdan anlarmış" 

Bu noktada biz susalım, yol ses versin. Kar tanelerinin boşluğa yazdığı şiiri okumaya çalışalım birlikte. Şehrin ana damarlarından biri olan E5'te trafiğe karışıp akalım ötelere. Tefekkür niyetine sizi birbuçuk dakikalığına sessizliğe davet ediyorum. Buyurun:


"Hocam bu ne böyle, trafik homurtusundan başka bir şey yok bu videoda" diyenler kapıyı dışarıdan kapatıp çıksın lütfen. Kalanlara bir sürprizim olacak. "Ana arter" yerine "ana damar" deyimini kullandığımda anlamışsınızdır zaten siz onu.
Evvvet. Çeeek abilerime/ablalarıma "damardan" bir parça:



Nasıl, begendiniz degil mi? Beğenmek durumundasınız maalesef. Madem buraya gelip sabırla okuyorsunuz bu karalamaları. Hâli ile sonucuna da katlanacaksınız arkadaşlar. Yapacak bir şey yok. Hakkınızı helal edin.

Şirî Baba'yı imdada çağırmanın tam zamanı:

Kâh-i Nebî, kâh-i Velî göründüm,
Kâh-i uslu, kâh-i delî göründüm,
Kâh-i Ahmed, kâh-i Alî göründüm,
Kimse bilmez sırrım kallâş idim ben.

Hiç yorum yok: