12 Nisan 2017 Çarşamba

Bazar Durağı

Google profilimin "Hakkında" bölümüne bir şeyler yazmışım. Sonunu da "Zihni'nin kırkambarına hoş geldiniz" cümlesi ile bağlamışım. Bu mekan gerçekten de "yok yok bakkaliyesi"ne döndü. Ne ararsan var. 11 yıldır gördüğümü, duyduğumu, okuduğumu, bulduğumu biriktiriyorum burada. Sayı 1000'i geçti, 1500'e doğru hızla yaklaşıyor. Yazı sayısı hızlandıkça müşteri sayısı da hızla artmaya başladı. Demek ki herkes bir şeyler buluyor burada. 

Şöyle dağarcığı bir yokladım, bundan yaklaşık 1 sene önce, geçen Mayıs ayında memlekete gittiğimde çektiğim video ve fotoğraflar çıktı karşıma. Anadolu'nun orta yerinde bir beldede kurulan pazardaki izlenimlerimi paylaşmak bugüne nasipmiş. Buyurun: 


Burası Sivas'ın Yıldızeli ilçesine bağlı Yavu beldesi. Bizim köye çok yakın. Cumartesi günleri "Yavu Bazarı" kurulur ve civardaki köyler Yavu'ya akar adeta. Ne ararsan var. Meyve-Sebze pazarı ayrı, elbise ve kumaş satılan manifatura pazarı ayrı, kap-kacak, alet-edavat pazarı ayrı. Tabi ki dağın yamacına kurulan mal pazarını da saymamız lazım. Orada büyük-küçük baş hayvan alım satımı yapılır. 

Şimdi şu amcanın tezgahına bakar mısınız? Büyük şehirlerdeki yapı marketlerde ne varsa hemen hepsi burada da var. Bu kadar çeşidin fiyatı adamın ezberinde. Etiket metiket yok. Sen yeter ki ihtiyacın olan şeyi tarif et. Mutlaka sana uygun bir çözümü vardır. Al sana bir kırkambar daha. Onu fazla meşgul etmeden ayrılalım yanından ve bazarı gezmeye devam edelim.

Bunlara bizim oralarda "yazlık" deniyor. Erkekler için olanı da var (arkadaki gri ve siyah olanlar) kadınlar için olanlar rengarenk. Evden çıkarken hanım "bana 38 numara bir çift yazlık al" demişse amcam ilk bu tezgaha uğramak zorunda. Zira eğer almadan dönerse eve koymaz yenge. 

Bu abla da elek satıyor. "Elekçi"ler konar göçer insanlar. Köyün/kasabanın kenarına çadır kurarlar. Beraberlerinde getirdikleri malzemelerle elek, kalbur, taşlık, gozer yaparlar. özel sipariş üzerine istediğiniz vasıflarda elek yaptırabilirsiniz. Değirmenden gelen unlar ekmek yapılmadan önce bu eleklerden geçirilir.

Bu tezgahta da köylünün bağda, bahçede, tarlada ihtiyaç duyduğu alet edavat satılıyor. Yazın tırpan, tırmık, anadut, yaba satılır. Hayvanlar için koşum takımları ve urgan çeşitlerimiz de mevcuttur. 

Peki bu ne? Bilen var mı içinizden? Süpürgeye benziyor da ev süpürmek için değil tabi ki. Adı "çalgı" Karamık bitkisinin taze dalları kesilir. Güzelce hizalanır, bir sap ayarlanıp etrafına çalgı bağlanır. Her babayiğit yapamaz bunu. Zahmetli iştir. Bu amca da köyünde boş durmamış, gitmiş dağa, karamıkları kesip 4 çalgı bağlamış. Cumartesi günü de traktörün arkasına atıp Yavu bazarına getirmiş, müşteri bekliyor. Ne diyelim, "bazar ola emmi!"

Bu da fideci. Hemen her bahçe sebzesinin fidesi var. Domates, biber, patlıcan, salatalık, çilek, kabak... Alıyorsun, götürüp bostana fideliyorsun. Tutar, tutmaz onu Allah bilir. Şu arkada duran hızarların konumuzla ilgisi yok. Bir de yumurtadan yeni çıkmış tavuk civcivleri satılırdı ama bu sefer rastlamadım Yavu bazarında.

Bu naylon torbaların içinde de tütün satılıyor herhalde. Pek o taraklarda bezim olmadığı için ilgi duyup bakmadım. İnceli kalınlı kıyılmış tütün. Kilo ile alıyorsun. Sarıp sarıp içiyorsun. Dumanı burnundan gelsin deyip kısa keselim. Yoksa ilgili yasa uyarınca blogumuzu ambalajlayıp "sigara öldürür" uyarısı yazmak zorunda kalırız. 

İşte böyleyken böyle. Memleketimi özledim gene. Gelecek hafta gideceğim inşaallah. Yeni izlenimlerle döneceğim kesin de ne zaman paylaşırım onu Allah bilir.

Vesselam...

Hiç yorum yok: