3 Mayıs 2017 Çarşamba

İlk Meclis Durağı

Anadolu bizim son sığınağımızdır, ebedi yurdumuzdur. Gönlümüzün ferahlığı, gözümüzün aydınlığıdır. Kurban olduğum/uz vatanımızdır. Ruhuma bir daralma hissi geldiğinde işi gücü bırakıp Anadolu'nun içlerine doğru seyahat ederim hep. Bu sefer de öyle oldu. İlaç gibi geldi son seyahatim. Hele de bahar gelmişse, Nisan bereketi gökten damla damla düşüyorsa, ilk güneşle toprak buğulanıyorsa, ağaçlar çiçek açmaya başlamışsa... "yeme de koynunda yat"

Bu ruh hali ile bakarsanız memur şehri "soğuk" yüzlü Ankara bile bir başka görünür gözünüze. Hacı Bayram-ı Veli'nin daveti ile bir öğle kendinizi huzurda bulursunuz. Edeb Yâ Hû

Malumunuz, 1920 yılının 23 Nisan Cuma günü, Hacı Bayram Camii'nde kılınan Cuma namazından sonra yürüyerek Ulus'ta bulunan ilk meclis binasına gelindi, dualar eşliğinde İstiklal Savaşımızı idare edecek Gazi Meclis toplandı. Bu garib Yolcu da 26 Nisan 2017 çarşamba günü için böyle bir niyette bulundu. Önce Hacı Bayram-ı Veli'nin huzurunda tamamen dolan camide öğle namazı kıldım. Namazdan sonra imam efendi hucurat suresinden aşr-ı şerif okudu, bir bölümünü tivit ırmağında paylaştım:


Sonra ver elini Gazi Meclis. Bu seferki gidiş maksadımız hem ziyaret, hem ticaret. "Ticaret" dedikse lafın gelişi. Başka bir yazımız için ilk milletvekillerinden Mustafa Taki Efendi'nin fotoğrafını çekeceğiz. Şu gördüğünüz binanın hemen üst-yan tarafındaki ilk meclis binasında görmüştüm. Gittim, ama bulamadım, çekemedim. Bu konudaki sitemimi bir sonraki yazıya bırakalım, biz bugün şu güzel binayı ziyaret edelim hep birlikte. Ne dersiniz?


İçi de dışı gibi zarif. Eskiler kesinlikle bu işi bizden daha iyi biliyordu. Şu güzelliğe bakar mısınız? Renk uyumu, mimari hatlar ve estetik on numara. Şimdilerde meclisin ceylan derisi koltuklarının renginin kavgalara neden olduğundan falan bahsediyorlar. Yahu vekiller arada bir burada toplansınlar kavgayı mavgayı unuturlar. Gerçekten de şimdi aklıma geldi. Neden İngiliz parlamentosu hala o tarihi mekanda toplanıyor da bizimkiler arada bir de olsa burayı kullanmıyorlar? Eşyaya zarar vermeden bir çözüm üretilebilir. Geçmişimizle olan bağımızı koparmamamız lazım.  


Hele de tavana bayıldım. Muhteşem bir işçilik var. İnstagramdaki "Kendi Gök Kubbemiz" için şu avizenin altına gidip fotoğraf çekmeyi çok isterdim ama o bölge ziyaretçiler için yasak. Ne yapalım biz de böyle bir çerçeve yakaladık. Giderseniz mutlaka yukarıya bakmayı unutmayın.


Locası da kürsüsü de tek kelime ile harika. Ankara'da mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden biri bu bina. Ayrıca başkanın, idare amirlerinin, kabinenin ve komisyonların odaları da ziyarete açık. 


Genel Kurul'da çekemediğim için hayıflandığım tavan fotoğrafını idare amirleri odasında şartları biraz zorlayarak çekmeyi başardım ve instagramda paylaştım. Çok güzel değil mi? Ahşap işçiliği ve avize harika. 


Alın size bir sürpriz daha. Atatürk'ün bazı eşyaları da sergileniyor bu binada. O meşhur fotoğraftaki süveter ve kısa kol gömlek ve pantolon "canlı canlı" karşınızda.  


Daha önceki bir yazımızda mezarının başına gidip fatiha okuduğumuz Ali Fuat Paşa'mızın 10 ay gibi kısa bir süreliğine de olsa meclis başkanlığı yaptığını öğreniyoruz bu tabeladan. Yakın tarihimizin en ilginç şahsiyetlerinden biri bence. Vaktiniz varsa şu linke tıklayarak okumanızı tavsiye ediyorum. 


Çıkışta enteresan bir olay yaşadım. En başa koyduğum resmi çekmek için uygun an kollarken bir amca belirdi yanımda. Elinde siyah bir poşet. (baştaki fotoğrafta soldaki güllenin yanında duran poşet) Cep telefonunu bana uzattı, "önce sen beni çek, sonra da ben de seni" dedi. Poşetini oraya koydu, şöyle güzel bir poz verdi. "Birkaç tane çek" diye de uyarıda bulundu. Ne olur ne olmaz, belki yanar :))) Sonra da yer değiştirdik, cep telefonumu aldı o beni çekti. Baktım birkaç kez arka arkaya basmış deklanşöre. 

Ne demiştik en başta. Ne zaman ruhumuz sıkılsa kendimizi Anadolu'nun bağrına atıyoruz. Şu güzelliğe bakar mısınız. Hiç tanımadığınız biri gelip elinizden telefonu alıyor ve hiç aklınızda yokken meclis binası önünde fotoğrafınızı çekiyor. Ben bu vatana kurban olurum, kurban!

Vesselam...

Hiç yorum yok: